Doğaçlamanın gücü

Leave a comment
Share

Yeni adresimizden merhaba,

Daha önceki yazılarımdan hatırlayacağınız üzere geçen yaz şehirler arası bir tanışma yaşamıştık. Bu taşınma ve yeni kentimize ve evimize alışma sürecimiz yorucu ve zorlayıcı oldu. Çocuklar için taşınma, travmalar listesinde üst sıralarda yer alıyormuş meğer 🙁 Dolayısıyla Yonca için de büyük bir değişim ve zor bir süreç oldu. Bizi de oldukça zorladı sağolsun…

Bu arada sitedeki bazı teknik konular nedeniyle bir adres değişikliğine de gitmek zorunda kaldık… Derken günler su gibi akıp geçmiş. Yazacak çok şey birikmiş fakat koşuşturmalar arasında iki kelimeyi bir araya getirememişim.

Nihayet bu gece yorgunlukan sızmamayı başardım da herkes uyuduktan sonra gece yarısını yeni geçtiğimiz şu dakikalarda yazmaya fırsat bulabildim 🙂

Taşınma süreci ve sonrası ne kadar zor geçse de uzun bir süre bunun dışında bir gündemimiz olmadı (konumuzla ilgili). Taa ki 10 kasım öncesine kadar …

10 Kasım haftasında okulun haftalık ders programı da elbette Atatürk ile ilgiliydi. Pazar sabahı evde kahvaltı ederken Yonca başladı …

-Anne sor

-Ne sorayım kızım

-Atatürk’ü sor (öğrendiklerini bana satacak düdük)

Başladık tabi sormaya , nerede doğdu, hangi yıl doğdu, annesinin adı, babasının adı vs derken birden bir ampül yandı kafamda.. Yonca dedim, Atatürk’ün çocuğu var mıydı?

-vardı tabi anne, Ülkü…

-Yonca biliyor musun? Atatürkün kızı ile sen bir konuda birbirinize benziyorsunuz 🙂

-Aaaaaa , nasıııılllllll (Gözlerindeki büyümeyi siz hayal edin)

-Yonca biliyor musun, Atatürkün kızı da Atatürkün eşinin karnından gelmedi

-Nasııııllll yani…

-Yani onu Atatürkün eşi doğurmadı. Atatürk de bir çeşit evlat edindi. Aynı bizim gibi

-GERÇEKTENMİİİİİİİİİİ (Ah keşke o anki yüzünü size gösterebilseydim. O gururlu şaşkınlığı siz hayal edin)

-Gerçekten 🙂

-Anne biliyor musun , kimse bilmiyor

-Neyi

-Yani burada hiç bir arkadaşım benim başka birinin karnından geldiğimi bilmiyor

(Ah be kızım, şimdi benim korkularıma parmak sokmanın ne alemi var)

-Bir önemi var mı Yonca? Sence bilmeleri mi gerekiyor?

-Yoooo bilmesinler

-Sen nasıl istersen Yonca, sen söylemezsen bilmezler. Zaten bu kimseyi de ilgilendirmez bilmek zorunda da değiller. Büyüdüğünde sen istersen arkadaşlarınla paylaşırsın istersen paylaşmazsın.

-Neva’da bilmiyor tabi Ece teyzem söylemediyse (bilen bilir bilmeyenlere söyleyelim, Neva bizim komşu kardeşimiz. Aralarında 11 ay var.Birlikte büyüdüler. Yonca nevanın ablası, komşu kardeş onlar )

-Ece teyzen senin iznin olmadan kimseye söylemez kızım. Sen söylemek ister misin?

-Hayır! …. hımm evet, yok yok hayır, fark etmez (evet anladınız kafası karışık)

-Nasıl istersen Yonca

Ve konu burada kapandı… Ben öyle zannetmişim oysa…

Kısa bir süre sonra eve gelip de Yaaa Anneeeee diye başlayan o cümleyi kurana dek…

Share

Diğer Anne…

2 Thoughts
Share

Dün arabadayız,  kreşten arkadaşları ile buluşmaya gidiyoruz. Yonca çok heyecanlı uzun zamandır görmediği arkadaşları ile buluşacak. Aslında son dönemde hem bir çok heyecan hem de bazı kaygılarla savaşıyor.

Bir hafta sonra şehirler arası bir taşınma yaşayacağız. Yonca bundan dolayı hem çok heyecanlı hem de çok üzgün. Evinden ayrılmak, arkadaşlarından ve alışkanlıklarından ayrılmak zor geliyor. Korkuyor aslında.. Sürekli bana arkadaşlarımı görebileceğim anne değil mi ? , özleyince getireceksin değil mi? diye soruyor. Fakat dün mutlu gidiyorduk çünkü anladı artık kimseye veda etmek zorunda değil. İsterse hepsini görebilir 🙂

Neyse gidiyoruz arabada birden soru sormaya başladı…

Continue reading »

Share

Yonca Bebeklerin nereden geldiğini sorgulamaya başladı !

Leave a comment
Share

Merhaba,

Mayıs ayında Yonca’nın hamile bir bayan görmesi üzerine aramızda geçen diyaloğu yazmıştım. Okumayalar için burada.

O günden bu yana Yonca konu hakkında tek kelime etmemişti. Ta ki geçen hafta pazar gününe kadar…

Pazar günü Yonca ile birlikte Yıldız parkına gittik. Bir arkadaşım da bebeği ile birlikte bize katılacaktı. Parka girdiğimizde “İşte geldik. Biliyor musun, biz seninle daha önce de bu parka gelmiştik. Sen daha küçücük bir bebektin” dedim. Bunun üzerine aramızda aşağıdaki diyalog gelişti.  Continue reading »

Share

Sorular hiç beklemediğiniz yerden gelebiliyor ve bazen Cevaplar da !

2 Thoughts
Share

Merhaba,
Bir önceki yazımda soruların bazen başka yerlerden gelebileceğinden bahsetmiştim. Ama cevapların da başka yerlerden gelebileceği, hem de en olmadık anlarda en olmayacak şekilde gelebileceğini düşünmezdim doğrusu .
Geçen hafta sonu kızımla gittiğimiz parkta Yonca’nın tuvaleti geldi. Park çok büyük ve içinde belediyenin bir tesisi var. Binanın arkasında da bir tuvalet var. Biz de oraya gittik ve 4 kişinin bekleştiği sıraya biz de girdik. Yonca kucağımda, yanımızda da Hamile bir bayan, önümüzde 3 kişi arkamızda da 2-3 kişi (şimdilik) İşte bu sırada beklerken gelişen diyaloglar aşağıda. Continue reading »

Share

Bir evlat edinme hikayesi !

15 Thoughts
Share

Bu yazıyı bu sabah tesadüfen internette buldum. Kaynağını bilmiyorum. Kimin yazdığını bilmiyorum. Ama okurken beni derinden etkiledi.

Bu yazıyı okuduğunuzda, Yuva koşullarında uzun süre yaşamanın bir çocuğa neler yaptığını, Kurum yetkililerininin Aileleri doğru ve eksiksiz bilgilendirmesinin Aileler için ne kadar önemli olduğunu, sevgi ile üstesinden gelinemeyecek bir sorun olmadığını dolayısı ile korkulacak bir şey olmadığını, bir Anne – Baba’nın sevgi, özveri ve mücadelesini okuyacaksınız.  Continue reading »

Share

Paha biçilemez duygular vol.2

26 Thoughts
Share

Merhaba,
Böyle bir seri yapmaya karar vermiştim. İlkini yapıp devamını getiremedim. Aslında günlük koşuşturma içinde neler atladım neler…
Geçen gün öyle bir şey oldu ki yazmadan edemiyorum.

Araba kullanıyorum, kızım arka koltukta jimlastik dersine gidiyoruz.
Durup dururken ne dese beğenirsin:

– Anne, sen çok güzel bir Anne oldun !

İşte bu duygu paha biçilemez …

21d289fc547c8ab68b0b0b33c8cdba20_1299524286

Share

Ben bebekken bu memeden mama yiyordum dimi Anne !

Leave a comment
Share

Merhaba,

Biz nasıl söyleyeceğiz, ne diyeceğiz diye konuşa duralım diğer yandan hayat akıyor onlar büyüyor !

Sonra bir an geliyor pat diye bir laf ediyor kalıyorsunuz 🙂

Yonca bir süredir Ben bebekken….. diye başlayan cümleler kurmaya başladı.
Ben bebekken çorbayı çok seviyordum Anne.
Ben bebekken pepe’yi çok seviyordum Anne
Ben bebekken hiç ağlamıyordum Anne vs. vs. vs.
Ben de sen bebekken şöyle uyurdun, böyle yerdin, sen de bebektin, sen de kendin yiyemezdin vs. cümleleri daha sık kullanmaya başladım galiba, neyse… Continue reading »

Share

Söylemeli miyim Söylememeli miyim? İşte 2 uzman görüşü

Leave a comment
Share

timthumbMerhaba,

Evlat edinmenin en tabu, en korkulan, en gözde büyütülen konusu bence,  Söylemeli miyim ? Nasıl söyleyeceğim ? Ne zaman söyleyeceğim?

Geçenlerde bir uzman görüşü aldım bu konuda. İçimden geçenleri , aklımdakileri ondan da duyunca çok rahatladım. Üstelik biz konuşurken Yonca da bizi dinledi.
Yani en büyük ilk adımı onun yanında attık, aslında bir nevi söyledik mi ne ?? 🙂 Continue reading »

Share

Her geçen gün bambaşka güzel !

10 Thoughts
Share

Merhaba,

Hepimiz günlük telaşların içinde bizi mutlu edebilecek pek çok anı göremiyoruz, fark edemiyoruz ya da yeteri kadar önem veremiyoruz. Hayat böyle böyle akıp gidiyor. Hepimiz bu akışın içinde mutlu olmayı bekliyoruz. Oysa hayat çok basit ! Sadece içinde yaşadığımız anı kaçırmayalım yeter. Gün içinde bizi mutlu eden öyle çok şey oluyor ki ! Continue reading »

Share