Aşık oldum !

Leave a comment
Share

Evet Aşık oldum.

Hem de öyle bir aşk ki, bu güne kadar hiç yaşamadığım, hiç bilmediğim büyüklükte ve her gün büyüyen, büyüyen, büyüyen…  Şu yumruk kadar kalbime sığabileceğini hiç tahmin bile edemeyeceğim ve  ne kadar büyüse de beni öldürmeyen, aksine hayatıma müthiş bir anlam katan ve yaşama isteğimi güçlendiren ve her an büyümeye devam eden !

Ki sağlam aşık olmuşluğum vardır geçmişte !  Bu güne kadar ne yaşadıysam hepsini gölgede bırakan, her gün kendine daha çok bağlayan bir aşk bu! Continue reading »

Share

Sevgili Kızım 2 Yaşında <3

Leave a comment
Share

Canım Bebeğim,  sevgili kızım, 2 yaşına girdi.

İlk kucağıma aldığım gün daha dün gibi oysa. Her gün biraz daha büyüyüşünü, yavaş yavaş bir birey oluşunu izliyorum ve kızımla gurur duyuyorum.

Canım kızım ,

Sen bize hayatın en büyük hediyesisin.  Yaşamımıza tahmin bile edemeyeceğin bir mutluluk ve anlam getirdin. Biz de hayatımızın sonuna kadar senin mutluluğun için her şeyi yapacağız. Ve her zaman, her ne olursa olsun seni sevmekten hiç vazgeçmeyeceğiz.

İyi ki doğdun, iyi ki varsın.

Seni anlatamayacağım kadar çok seviyorum.

524584_730914183588796_1547308842_n (1)

Share

Anne olmak bitmeyen bir öğrenme süreci :)

2 Thoughts
Share

mutluluk_resimleri_20_20120519061929Evet Anne olmak böyle bir şey, her gün yeni bir şey öğrenmek…

Sabretmeyi öğreniyorsun mesela,

İnsanın karşılık beklemeyi aklından bile geçirmeden vermek isteyebileceğini, ve verdiği her şeyin az gelebileceğini,

Eğer ondan geliyorsa bir gülücüğün en güçlü antidepresan, en güçlü antibiyotik, en güçlü ağrı kesici olabileceğini, Continue reading »

Share

ANNE olmak nedir ne değildir !

4 Thoughts
Share

anne

 

 

 

 

Merhaba

Yarın Anneler günü. Yaklaşık 5 aydır aklımda dönüp duran ama bir türlü oturup yazamadığım, elimin varmadığı bir konu var. Annelik mesleğindeki 16. ayımı doldurduktan sonra artık bu konuda az biraz ahkam kesmeyi kendime hak gördüm ve Anneler günü vesilesiyle yazmaya karar verdim.

Evet mevzu şu: ANNE olmak nedir ne değildir ? Kime ANNE denir, denmelidir, denmemelidir? Continue reading »

Share

Çocuklarda ahlaki değerler doğuştan mı gelir ?

Leave a comment
Share

Önemli bir konu, evet !

Evrensen anlamda insan doğasını anlamanın yanı sıra evlat edinmeyi düşünen kişiler için çok daha önemli bir sorudur bence bu !

Neden mi ?

Gözlemlediğim kadarıyla, çevremdeki insanlarda genellikle şu kaygı var : Kimin nesi, nereden geliyor, kimlerden geliyor belli değil ! Büyüyünce hırlı mı olacak, hırsız mı olacak ? Continue reading »

Share

Bebeğinizle o müthiş bağın kurulması

Leave a comment
Share

Eveeeet,  ilk günden beri en çok yazmak istediğim ama bir türlü oturup yazamadığım konudur bu.

Bu hafta sonu kızımın kreşten bir arkadaşının annesinin evinde toplandık diğer annelerle birlikte. Bir nevi tanışıp kaynaşma toplantısı gibiydi. Hepsi çok güzel insanlar, sevgili kızım sayesinde her geçen gün hayatım daha bir zenginleşiyor 🙂

Neyse fazla dağıtmayayım konuyu. İşte o gün  malum,  kadınların olmazsa olmazı doğum hikayeleri konuşuldu bol bol (hani erkeklerin asker anıları gibi 🙂 ) Öyle bir hikaye dinledim ki, hafta sonundan beri kafamın içinde dönüp duruyor ve  artık yazmadan duramıyorum. Vesile oldu iyice şekillendi anlatacaklarım.

Efendim hikaye kabaca şöyle;

(Hatam varsa şimdiden kendisinden özür dilerim. Bir yandan Yonca’nın annneeeeeeeee’leri arasında duyduklarımı aktarıyorum. Sonuçta detaylar önemli değil, asıl olay mantığında)

Adı büyük kendi büyük bir özel hastanede gerçekleşiyor doğum. Annemiz doğumdan hemen sonra ateşleniyor ve daha emziremeden göğüslerinde sıkıntılar başlıyor. İşte sonunda emziremiyor. Asıl olay bundan sonra başlıyor. O büyük hastanenin küçük beyinli doktoru ve hemşiresi başlıyorlar annemizin başını yemeye !! Annemiz emzirmekte büyük sıkıntı yaşadığı, acı çektiği ve bebek ememediği için sütünü sağıp vermek istiyor. Çocuk doktoru şiddetle karşı çıkıyor. Hemşire hamın da sıkı bir şekilde takipte ve şu yorum yapılıyor:

“Emzirmezsen çocuğun sana anne demeyecek.”

Bir kaç gün bu şekilde anne ve bebek eziyet çektikten sonra, annemiz isyan bayrağını çekip sağıyor sütünü ve bebeğinin karnını doyuruyor.

Duyduğumda tüylerim diken diken oldu.

Yonca’yı aldık eve getirdik, çok mutluyuz. Heyecandan ayaklarım yere basmıyor. Saatler nasıl geçiyor anlamıyorum. Bırak yemek yemeyi, su içmeyi bile unutuyorum. Sanki ilk defa oyuncak sahibi olmuş çocuk gibiydim.  O kadar yani 🙂

Ama sadece 2 haftam var. Malum, çalışan evlat edinen annelerin yasal izin hakları yok. Allahtan senelik iznim var. Ama sonuçta 2 haftam var. Sonra işe gideceğim ve kızımı bir bakıcının ellerine teslim edeceğim. Beni aldı mı bir korku !! Ya beni Anne olarak benimsemezse, ya ben de onun için herkes gibi olursam, ya bakıcı ile daha çok vakit geçireceği için onu Anne zannederse, her yerde bas bas bağırıyorlar emzirmek anne ile bebek arasındaki bağı kuvvetlendirir diye, bak işte ben emziremiyorum zaten, beni benimsemeyecek işte,(Detayı nasıl da atlamışım. Sadece kuvvetlendirir demiş, bağı o kurar dememiş ki!)  offffffffff 🙁

Uykularım kaçtı ! Aldımı beni bir telaş, ne yapayım, madem emziremiyorum o zaman 2 hafta bir fiil, her dakika beni görsün ki anlasın ben annesiyim dedim. Uyurken bile kucağımdan indirmedim ki kokuma alışsın, sürekli kulağına fısıldadım, ninniler söyledim, konuştum ki sesimi tanısın 🙂 Nasıl histerik bir manyak oldum anlatamam. Öyle ki, Yoncayı kucağımdan almak isteyenler sanki bana küfür ediyordu. Kayınvalidemi küstürdüm mesala bu yüzden. Neler neler… Bir hafta böyle geçti.

Şimdi geriye dönüp bakınca komik tabi ama o sıralar öyle hissediyordum işte. Tecrübeli anneler bana bir tek şey söyledi.

” Kızını beslerken gözlerinin içine bak”

Öyle yaptım. Kızımı sıkı sıkı kucakladım ve gözlerinin içine baka baka içirdim biberonunudaki mamayı. (Öyle bakıcısı yada diğerleri gibi yalandan değil, gerçekten kucakladım diğer tüm anneler gibi. Çünkü işin doğası bu:) )  Aynı zamanda onunla konuştum, sevdim, okşadım. Elini tuttum mesela o emerken 🙂  Ağladığında kucağıma alıp güvende olduğunu fısıldadım hep ona. Onu asla bırakmayacağımı, onu çok sevdiğimi anlattım. Kızıma onun ne kadar özel ve değerli olduğunu anlattım. Hem ona hem bana çok iyi geldi doğrusu 🙂 Velhasıl o iki haftayı dolu dolu yaşadım  ve  histerim de yavaş yavaş yok oldu.

Sonuçta işe başladım ve ne oldu biliyor musunuz. Kızım beni bakıcıdan ayırdı ve farklı davrandı. Uykudan ağlayarak uyandığında bırakın bakıcısını (ki gün içinde benden daha çok vakit geçiriyorlardı) babası bile susturamadı. Sadece benim kucağıma gelince sakinleşiyordu. Daha birinci haftanın sonunda başkasının kucağındayken gözleriyle beni arıyordu.

Anne sütü tabi ki bir bebek için tartışmasız en değerli ve yeri doldurulamaz besin kaynağıdır. Bunu tartışmıyorum.

Ama efendim emzirmezsen bebeğin sana Anne demeyecek mantığını kabul etmiyorum.

Evlat edinen annelerin en büyük takıntısı ve korkusu budur sanırım.

Ama merak etmeyin konuştuğum bütün arkadaşlarım doğumdan sonra benzer ya da farklı bir çok korku yaşadıklarını söylediler. 🙂 Yani sanırım bu korkular da Anne olmanın doğasında var 🙂

Sonuçta anne ve bebek arasındaki bağ emzirmekle ilgili değil korkmayın. Kızım 7,5 aylıkkken Anne dedi ve hala sadece Anne diyor. Kızımın arkadaşı da Annesine Anne diyor 🙂 (Zaten başka ne diyecekti ki! )

Evlat edinme sürecine girmiş Anne adayları, diyeceğim şudur:

Anne ve bebek arasındaki bağ sandığımız gibi doğurmak ve emzirmek gibi biyolojik bir takım durumlara bağlı değil. Bir bebeğin sizi Anne olarak kabul etmesi ve bu bağın kurulması  sadece bir tek şekilde mümkün oluyor: SEVGİ VE EMEK

Sizin de bu ikisini fazlasıyla vereceğinizi çok iyi biliyorum.

Sevgiler…

 

Share

İlk Adımlar

Leave a comment
Share

Zaman ne kadar çabuk geçiyor ! Yonca’mı kucağıma alıp eve getirdiğim daha dün gibi, 2 aylık bir bebekti. 4 gün sonra yaşına giriyor…

Büyürken pek çok heyecanı yaşadık, ne zaman oturacak, ne zaman dişi çıkacak, ne zaman konuşacak, önce anne mi diyecek yoksa baba mı? derken ne zaman yürüyecek ??

1 yaşında yürüyecek diye düşünüyordum. Kızım beni utandırmayacak anlaşılan. Dün kreşteki öğretmenlerinin dediğine göre kızım 6 adım atmış… Evde henüz cesaret edemedi ama sabah 1 adımlık bir denememiz oldu. Kısaca kızım artık YÜRÜYOR :))

Şimdi 4 günüm var, doğum gününde tıpış tıpış yürüyecek hayırlısıyla … :)))

Share

Anne sütü hakkında bilmek istediğiniz her şey !

Leave a comment
Share

Evlat edinen bir anne olarak bire bir benim de takıntım emzirmek olmuştu.

Hala  kızım Anne sütü alamadığı için içim biraz buruk. Ama ille de Anne sütü alsın diye benim de var olduğunu yeni öğrendiğim internet satışı gibi saçmalıklara da sakın itibar etmeyin. Anne sütü alamıyorsa   olabilecek en iyi ikinci beslenme şeklini uyguluyoruz zaten. İşte bu tip ticaretteki en büyük tehlikeler…

Okuyun….

http://uzuncorap.com/2012/09/12/anne-sutu-hakkinda-bilmek-istediginiz-hersey/

Share

Kızım “ANNEEEEEE” dedi

3 Thoughts
Share

Uzun bir aradan sonra yeniden Merhaba,

Ne zamandır yazmayı çok istiyordum. Bana sürekli mail ile sorularını ileten herkesi tek tek cevaplasam da genel olarak sorular hep aynı yönde olduğu için genel bir yazı yazarak başlamak istemiştim. Ancak şimdi öyle bir şey oldu ki yazmadan edemedim.

Kızım bugün bana ANNEEEEE dedi 🙂

7,5 aylık kızım büyümek için biraz fazla hevesli gibi. Bir süredir kızıma bakan yardımcımızın da desteği ile sesleri tekrarlamak suretiyle bir iki kez ” Anne gel gel” demişliği vardır tabi, bir kez de “Baba”…

Ama dün sabah, kahvaltısını hazırlarken arkamdan bana ilk kez kendiliğinden “Anneeeeeeeeee” diye seslenişini duydum. O kadar acıkmıştı ki sabırsız bir şekilde ellerini açmış hadi ama der gibi hareketler yapıyor bir yandan da ona bakmam için bana Anne diyordu. Hissettiklerimi anlatacak kelime yok sanırım. Ama deneyeceğim.

Hayatımda hiçbir kelime beni bundan daha mutlu edemezdi sanırım. Sanki ayaklarım yerden kesildi ve içime sıcacık bir şey aktı. Dünya ve zaman o anda durmuş olmalı, çünkü arkamı döndüğümde kızımın gülüşünün dışında her şey silinmişti benim için.

Şimdi çok daha iyi anladım ki her iki taraf için de sevgiyi büyüten doğurmak değil, emek vermekmiş. İlk günlerde aklımı kurcalayan tüm korkularım şu anda ne kadar aptalca geliyor anlatamam.

Hepinizin en kısa zamanda aynı duyguları çok daha iyi şekilde yaşamanız dileğimle…

Sevgiler…

Share