Devlet, vedalaş artık çocuğumla…

Leave a comment
Share

kizgin_cocukDevlet, vedalaş artık çocuğumla…

Onu bana verdin unuttun mu ? Kurumun teslim etti, mahkemen teyid etti, nüfus müdürlüğün tescil etti,  mühürledi !

Eeee, daha ne istiyorsun, düş yakamdan !

Ya arkadaş, şu TC kimlik numaraları ne işe yarar? Anlayan beri gelsin…

Kızımın kimliğini çıkardık, sıra geldi diğer işleri halletmeye…

Hastane kayıtlarını düzeltmek, ikametgah kayıtlarını düzeltmek, özel sağlık sigortası kayıtlarını düzeltmek, vs.  Tabi bir tanesi de Sosyal Güvence kayıtlarını değiştirmek. Continue reading »

Share

9) Kararın kesinleşmesi ve Nüfus Cüzdanının alınması

Leave a comment
Share

Merhaba,

Biraz geç oldu ama şimdi velayet davasından sonra neler oluyor onu anlatacağım.

Son celse bittiğinde ne yazık ki her şey bitmiş olmuyor. Ama sabredin, çok az kaldı.

Öncelikle mahkeme kaleminin gerekçeli kararı yazması gerekiyor. (2 hafta gibi bir süre ) Daha sonra gerekçeli kararın kuruma tebliğ edilmesi gerekiyor. (Kararın gitmesi, posta evrağının dönmesi ve dosyaya girmesi ortalama 2 hafta) Tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün temyiz süresi var. Bu süre zaten sizin posta evrağınızın dosyaya dönmesi süresinde bitmiş olacak 🙂 Temyiz süresi dolduğunda mahkeme kararı kesinleştiriyor. Kesinleşmiş kararın bir nüshasını mahkeme kaleminden alabilirsiniz. Continue reading »

Share

8) Velayet Davası

2 Thoughts
Share

İşte en zor kısıma geldik !

En zor kısım diyorum, çünkü artık bu aşamada yıllardır görüştüğünüz uzmanlar, tüm yaşadıklarınız ve hatta siz tamamen olmasa da çok büyük oranda devre dışı kalıyorsunuz ve artık devreye, mübaşirler, hakimler, dosya numaraları ve hatta ne yazık ki  en vahimi hazine avukatları giriyor.

Uzun süre yazamadım çünkü ne yazayım nereden başlayayım, duygularımdan nasıl sıyrılayım da soğukkanlı yazayım bilemiyordum, aslında şu anda da bildiğim söylenemez 🙁 Continue reading »

Share

7) Kurum Kontrolleri

Leave a comment
Share

Uzun bir aradan sonra merhaba,

Süreç nasıl işliyor ve neler yaşadım kısmıda kurum ziyaretlerinde kalmıştık .

Evet, aldık kızımız eve geldik ve bizim için muhteşem günler başladı. 🙂

Ancak bundan sonra her 3 ayda bir kurumu ziyaret etmemiz gerekiyordu. İlk ziyaretimizin tarihi yaklaştığında bizi yine aldı bir heyecan. Ne olacak, ne soracaklar, nasıl olacak ?

Belirsizlik başa bela anlayacağınız ! Continue reading »

Share

5) Vee Beklenen telefon geldi :)

Leave a comment
Share

Hem de öyle bir anda geldi ki 🙂

Aslında dosyamız onaylandıktan sonra aralıklarla Kurumu arayıp sıramızı sormaya başladık. Derken gün geldi 4. sıraya düştük. Artık bundan sonra 10 günde bir aramaya başladım.

Bu süre içinde işim için bir seyahate çıkmam gerekti ve kesinlikle dönme şansım yoktu. İşte o seyahatte (ki daha sıramız vardı ve ben bu kadar hızlanacağını hiç beklemiyordum)  telefon geldi. “Size dosya göstereceğiz yarın gelebilir misiniz )” Continue reading »

Share

4) Sıra nasıl ilerliyor? Terk Bebek/Yasal işlemi devam eden Bebek ne demek ?

1 Thought
Share

Sıra nasıl ilerliyor ?

Başvurunuz için gerekli incelemeler bittikten ve dosyanız onaylandıktan sonra (ortalama 1 yıl sürebiliyor) başvuru tarihiniz itibariyle sıraya giriyorsunuz. Eğer kız bebek / erkek bebek olarak ayrımı yapmadıysanız her ikisi için de sıranız ilerliyor.

Eğer bir cinsiyet belirttiyseniz sadece onun için sıra bekliyorsunuz.

Terk Bebek/Yasal işlemi devam eden Bebek ne demek ? Continue reading »

Share

1) Nasıl / Neden böyle bir karar aldık ?

Leave a comment
Share

Basit;  istedik !!!

Zor; anlatmak çok zor 🙂

 

Evet hem basit hem zor. Sabahtan beri nasıl yazmalıyım diye düşünüp duruyorum ama bir türlü nereden başlayacağımız bile bulamıyorum. İyisi mi başla dedim kendime gerisi nasıl olsa gelir.

Bu süreçteki herkesin kendince nedenleri ve içlerinde yaşadıkları duyguları, onları bu karara götüren süreç mutlaka ve kesinlikle farklıdır. Ben burada kendi hikayemi ve duygularımı anlatmaya çalışacağım.

Bunu da kimseye örnek olsun, böyle olmalıdır falan diye yapmayacağım. Madem bu maceramızı başından sonuna anlatmaya karar verdim, buradan başlamam lazım diye düşündüğüm için yapacağım…

Umarım sıkılmazsınız.

17 Mart 2001 tarihinde sevgili eşimle yaşamlarımızı birleştirdik. Ergen dönemimden itibaren çocuk delisi olmama rağmen, önce yeni evliyiz diyerek planlarımıza çocuk dahil etmedik. Sonra bazı sorunlar ve benim annemin ağır sağlık problemleri araya girdi ve çocuk planlarımız mecburen ileri tarihlere atıldı.  Annemi kaybettikten sonra bende çocuk sahibi olmak fikri yavaş yavaş saplantı haline gelmeye başladı. Evliliğimizin 5. yılını devirmiştik. Ancak bu sırada eşim henüz çocuk istemediğini belirtti. Öncelikle halletmesi gereken başka işler vardı :)) Bir kaç yıl da böyle geçti.

Biz hayatı istediğimiz gibi planladığımızı düşünürken aslında hayat kendi planlarını yapıp bize gülüyor sanırım.

Biz hazırız dediğimizde de aynen böyle bize güldü hayat. 4 senemiz çocuk sahibi olmak çabası ile geçti. Doktorlara göre çocuk sahibi olmak için hiç bir tıbbi engelimiz yoktu. Her ikimiz de sağlıklı idik. Yine de aman aklımızda kalmasınlarla bin bir tane test yapıldı, ona bakıldı bunu bakıldı ve hop başa döndük. Çocuk sahibi olmamanız için hiç bir neden yok !

Aklımda sürekli bir çocuk evlat edinme düşüncesi var ama bir türlü bunu dile getiremiyordum nedense. Aslında evlenmeden önce bile aklımda olan bir şeydi bu. Koruyucu aile uygulaması ilk başladığında Anneme günlerce yalvarmıştım. Ancak Anmem bir çocuğun sorumluluğundan çok çekinmişti. Hep en kötüyü düşünen Annem, aman başına bir kaza falan gelir ben nasıl hesap veririmlerle tüm yalvarmalarımın önünde duvar gibi durmayı başarmıştı 🙂

Bir gün eşime de aynı teklifi götürdüm. (Koruyucu aile kavramını konuşmak evlat edinmekden daha yumuşak bir başlangıç olacak gibi gelmişti)

Cevap: Her gün yeni yeni icatlarla gelme yahu !

Bir kaç yıl da böyle geçti. Tüm bu süreç içinde eşim sürekli yahu biz daha genciz olur merak etme demeye devam ediyordu.  3 kez aşılama denedik. Tümü başarısız oldu 🙂

Sonunda eşim de ya n’oluyor demeye başladı nihayet 🙂 Bense artık çocuk takıntısının doruk noktasındaydım.

Eşimle dostumla evlat edinme fikrimi paylaştıkça insanlar büyük çoğunlukla bana benzer tepkiler verdiler. “Aaaa olur mu canım, tüp bebek yapın !”  “Tüp bebek yapın, olursa sizin çocuğunuz olsun. Olmazsa da ne yapalım! ” “Ay hayırrrrr, sizin çocuğunuz olsun, sizin gibi mavi gözlü sarı bişey olsun!” …

Küçük bir azınlık da sessiz kalmayı tercih etmişti. Artık ne düşündüler bilmiyorum.

Ben hepsine güldüm geçtim. Tüp bebek diyen herkese ne hemen hayır dedim.

Hiç içimden gelmiyordu. Bir kere , madem benim hiç bir sağlık sorunum yok olmuyorsa bir nedeni vardır diye düşünüyordum. Belki de benim Anne olma yolum bu değildir. İçimde o kadar emindim ki tüp bebeğin de olmayacağından. En azından bir kere dene diyenlere , tutmazsa bir kere daha dene diyeceksiniz, bunun sonu yok diyordum.

Ben hep insanın içinden gelen sese, baskın duygularına güvenmesi gerektiğini düşünmüşümdür. Benim içimdeki ses tüp bebek için bana sürekli HAYIR diye bağırıyordu.

Çocukluğumdan beri istediğim bir şey vardı. Bir evlat edinmek. Evet mutlaka ben de her kadın gibi hamile kalmak çok istiyordum. Ama bu kendi çocuğumu doğurayım diye değildi. Ben hep hamilelik sürecinin sadece anne ile bebek arasında yaşanan çok özel bir durum olduğunu düşünmüşümdür. Bu duyguyu yaşamak çok özel olacaktı. Ama o kadar. Sonuçta ben doğurmuşum ya da evlat edinmişim benim için hiç bir farkı olmayacaktı. Bu durumda tüp bebek için böyle büyük paralar harcamak bana çok saçma geldi. Olacaksa, bir engeli yok buyursun olsun ama ben bu kadar para saçmayacağım bu işe dedim. Eşim de asla bana tüp bebek için baskı yapmadı.

Böyle böyle 11. yıl dönümümüz geldi çattı. Yıl dönümü yemeğimizde eşime “Bir evlat edinmeye ne dersin ?” diye sordum ve hiç beklemediğim bir cevap aldım. “Olur”

Yıl dönümü yemeğimizde enine boyuna bu işi konuştuk. Baktım eşim de ciddi ve bu işin sorumluluğunun farkında. O gün , 11. evlilik yıl dönümümüzde evlat edinme kararı aldık.

Hani her şeyin bir zamanı vardır derler ya, çok doğru. Bir kaç yıl önce koruyucu aile teklifimi bile şiddetle reddeden eşim artık evlat edinmeye hazır hale gelmişti demek 🙂

Bir kaç gün sonra bir konu beni çok tedirgin etmeye başladı. Sonunda eşime açıldım. “Bu süreç içinde eğer ben hamile kalırsam ne yapacağız?” Başvurumuzu geri çekmek düşüncesi bile beni dehşete düşürüyordu. Eşimle bu hislerimi de paylaştım. Eşim de bana katıldığını belirttiğinde öyle rahatladım ki anlatamam. Sonunda işlemlerimiz devam ederken eğer bir bebeğimiz olursa, başvurumuzu geri çekmeme kararı aldık. Zaten hep iki çocuk istemişimdir 🙂

Evet, bizim evlat edinme kararı alma hikayemiz böyle. Biz bir bebek istiyorduk. Bir çocuğumuz olsun istiyorduk. Bir çocuğu sevip onu benimsemek için mutlaka benim doğurmam gerekmediğini düşündük. Sonu belli olmayan bir tedavi çıkmazına girmektense, buraya harcayacağımız maddi manevi tüm imkanlarımızı, evlat edinerek sahip olacağımız bebeğimize harcamaya karar verdik. Hepsi bu…

 

 

 

 

Share

Süreci nasıl yaşadım/yaşamaya devam ediyorum ?

Leave a comment
Share

Merhaba,

 

Ters insanım artık anladım. 🙂

En başta yazmam gerekenleri daha yeni yazıyorum. Sanki sondan başa gidiyorum … Ama  en azından bu sürecin bir sonu yok, bunu biliyoruz. Neyse, bana gelen mail,telefon v.s. ile sorulan tüm sorular aslında hemen hemen aynı. Sürecin detayları ile ilgili. Zaten baştan beri yazmak istiyordum ama işte gecikince de nereden, nasıl başlamalıyım derken bir türlü toparlayamamıştım.

 

Şimdi aklıma konuyu başlıklara bölmek geldi. Galiba böyle daha kolay olacak.

Burada başlıkları paylaşıyorum. Sonra her gün bir başlığın detaylarını yazacağım.

Hadi bakalım…

 

1) Nasıl / Neden böyle bir karar aldık ?

2) Başvurmuzu nasıl/nereye yaptık ?

3) Bizden neler istediler, süreç nasıl işledi. ( Randevular, ev ziyaretleri vs.)

4) Sıra nasıl ilerliyor ? Terk Bebek/ Yasal işlemi devam eden Bebek ne demek ?

5) Veeee beklenen telefon geldi 🙂

6) Bebeğimiz ile buluşmamız !

7) Sonrasındaki Kurum Ziyaretleri, kontroller (devam etmekte)

8) Velayet davası (Henüz o aşamada değiliz. Ancak o gün geldiğinde her şeyi taze taze paylaşacağım.)

 

Yarın 1. madde ile başlıyoruz.

Sevgiler…

 

Sevgiler…

Share