Konuk Yazar: Bir Meleğin Annesi -4-

Share

BEKLENEN  SÜRPRİZ TELEFON MELEĞİMİZE KAVUŞMAMIZ

17 ay olmuştu bekliyordum bu arada izinlerimi mecbur kalmadığım sürece kullanmadım.  Biliyordum ki bu izinler bana bebeğim geldiğinde çok lazım olacaktı.

Acaba diyordum devlet izin konusunda ailelere hiçbir yardımda bulunmaz mı? Araştırdım bu konuyla ilgili hiçbir şey bulamadım. Bu arada zaman zaman kurumu arayıp sıramızda bir gelişme var mı diye soruyordum. Notlar alıp kendi kendime hesaplar yapıyordum.

İzinle ilgili bilgi almak için Kurum Uzmanını aradım. Demez mi, maalesef izin konusunda şu an hiçbir hakkınız yok yalnız bir teklif sunulmuş ama oda daha görüşmeye bile açılmamış. 

Şimdilerde şükür Devletimiz bu izin konusunda en azından bizden sonraki Devlet Memurlarının işine yarayacak bir madde çıkardı. Ben yararlanamasam da kullanabilecek ailelerimiz adına çok sevindim.  http://memurunyeri.com/memur/izin/5358-evlat-edinen-memura-taninan-izin-haklari.html

Ben izin ile ilgili konuşurken uzmanımız telefonda siz hazırlıklarınıza başlayın sıranıza bir kişi kaldı dedi. Allah’ım o telefondaki şaşkınlığımı tarif edemem. Telefonu kapadım elim ayağım titriyor. Eşimi aradım oda toplantıda. Soluğu dairede samimi olduğum arkadaşımın yanında aldım. Birileriyle paylaşmalıyım bu anı. Arkadaşımı gördüm hem ağlıyorum hem anlatıyorum uzmanla yaptığımız konuşmaları. Oda benimle ağladı, kucaklaştık bir süre ağladık. Sonra kendimizi toparladık.

Üzerimizden ilk şoku attıktan sonra başladık neler yapmamız gerektiğini konuşmaya. Neler almalıydım? İlk gerekli olan ihtiyaçlarımız nelerdi?  Allahtan arkadaşımın bir çocuğu vardı o tecrübeliydi. Bir bebek için elzem olan ihtiyaçların listesini yaptık. Listeyi yapıyoruz ama gelecek olan bebeğin ne kadar olduğunu bilemiyoruz ki. Çünkü 0-1 yaş arasında denilmişti. Bildiğimiz sadece erkek olacağıydı. Bunun üzerine kıyafeti en sona bırakıp elzem olan öncelikle mama, biberon, yatağını, yorganın, battaniyesi, banyo malzemeleri ve ateş ölçer gibi öncelikli olan gerekli ihtiyaçlarının listesini yaptık. Hafta sonu eşimle çıkıp bu listedekileri aldık. Yatağının siparişini verdik adam 15 günden önce gönderemem demez mi peki dedik nasılsa o zamana kadar ancak haber verirler. Birkaç parça küçüklü büyüklü kıyafette aldık. Eşimle ne tecrübesizdik. Bu arada işimize hiç yaramayacak şeylerde almışız 🙂

Ama en keyiflisi aldığımız o kıyafetleri yıkadıktan sonraki mutluluğum aldığım tüm kıyafetleri bir güzel yıkadım onları asarken aman Allah’ım ne kadar küçük şeylerdi onlar ben o yaşa kadar hiç o kadar küçük kıyafet yıkamamışım, ütülememişim. Ütü yaparken mutluluktan mı bilemiyorum kıyafetleri koklayıp ağlamıştım.

Oğluşumun odası 15 gün sonra geldi. Yatağını yatak odamıza koydurduk. Her şeyimiz hazır bekliyoruz. Ama uzmandan o telefon bir türlü gelmiyor. Ben her sabah işte o gün bugün diyerek keyifle kalkıyor ve özenle hazırlanıp işe gidiyordum.  Akşam 16.30 kadar telefon her çaldığında heyecanla bakıyorum ama yok beklediğimiz telefon bir türlü gelmiyor.

Tam 30 gün her akşam üzüntüyle eve gelip,  sabah gözümü açtığımda oğlumun yatağına bakıp bugün gelecek kuzum diyerek yeniden sevinçle işe gittim.

Ama artık sabrım tükenmek üzereydi bu arada uzmanı da birkaç kere aradım. Oda her seferinde arayacağız bekleyin diyordu. O son bir ay sanırım bana 1 yıl gibi uzun geldi.

Veeee beklediğim telefon geldi zaten numarayı ezberlemişim ekranda görünce elim ayağım titredi. Heyecanla açtım 2 gün sonraya randevu verdi. O sabahı zor ettik, erkenden gittik uzmanımızın yanına. Bize bir takım bilgiler verdi. Ve Yuvaya yönlendirdi. Gidip kuzumuzu görecektik. O yollar ne uzun gelmişti.

 Kuruma geldiğimizde önce oradaki yetkililerle bir ön görüşme yaptık sonra “bebeği getirin” dediler. Bakıcı bir bayanın kucağında kuzumu getirdiler. O anı ömrümce unutamam sanırım. Kucağıma verdi benim heyecandan elim ayağım titriyor, bir bebek nasıl doğru tutulur bilmiyorum. Kucağımda küçücük kırmızı bir sürat Allah’ım gördüğüm en güzel şeydi sanırım. Gözlerini dahi açamıyor. Minik parmaklarıyla parmağımı öyle bir tuttu ki işte o an koptum ben zaten. Ağlamaktan bir şey görmüyorum. Mama saatiymiş bakıcı bayan elinde biberonla geldi. “Siz yedirin” dedi. Ve meleğimi ben doyurdum. Ağlaya ağlaya… Sonra oradaki yetkili tamam diyorsanız işlemleri yapacağız dedi. Biz zaten ne olursa olsun seçim yapmayacaktık bize gösterilen ilk bebeğin anne babası olacaktık. İkimizde başka bir çocuk görmek istemiyorduk.

 Biz tamam dedikten sonra bebeğimizi yeniden bakıcı kadın aldı siz işlemleri yaptırın bu arada biz bebeği hazırlayalım dedi.  Götürdüğümüz kıyafetleri aldılar gittiler. Kurumdaki işlemler çok uzun sürdü. Oradan oraya, yok öğle tatili sonra imzalar tamamlanamadı derken şükür akşam mesai saatinden önce yarım yamalakta olsa bitirdiler işlemleri ve saat 17.00 civarında kuzumuzu bize teslim ettiler. Bizim götürdüğümüz kıyafetleri giydirmişler ama çok minik olduğu için büyük gelmiş kıyafetlerimiz. Nasıl güzel uyuyor. Kıyamadım ana kucağına koymaya, biliyorum yanlıştı ama bütün yol boyunca kucağımda taşıdım. Ve yüzüne bakıp Allah’ıma bana böyle bir melek verdiği için şükürler edip, dualar ettim.

Evde ablamlar bizi bekliyorlardı. Bir şenlikle ve heyecanla eve girdik. Saati gelmiştir diyerek mamasını hazırlamaya gittim ama öyle heyecanlıyım ki elim ayağım titriyor döktüm tüm mamayı. Ablam halime gülüp aldı elimde kendisi hazırladı. Sonra karşısına geçip doya doya seyrettik. Küçük meleğimizi. Akşam olunca da tüm aile, Ailemizin yeni üyesini görmeye ve hoş geldin’e geldiler. Çok güzel bir duygu tarifi imkânsız. Dilerim isteyen herkese de bu mutluluk nasip olur.

Şimdilik herkese kucak dolusu Sevgiler.

 

Bir Meleğin Annesi  (24.02.2015)

 

 

 

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir