Nasıl söyleyeceğim ???

Share

İşte hiç bitmiyor değil mi ?

Başvuru süresi, 1 yıl bakım süresi ardından mahkemesiydi derken neler neler yaşadık. Oh bitti artık rahatız dedik ama bitmiyor mu ne 🙂

Bizim Anneliğimiz de her Anne gibi. Çocuk yetiştirmenin tüm sevinçleri ve sıkıntıları ile yaşananlar aynı. Korkular da aynı ama kimse kusura bakmasın bizim Anneliğimizin eksiği yok biraz fazlası var ! Korkularımız ve o hiç bitmeyecek yürek çırpıntılarımız…

Evet korkularımız diğer tüm annelerden biraz fazla…

Biyolojik Anne olan hiç bir Anne, bir gün nasıl söyleyeceğim korkusu yaşamıyor. Ya da bir gün acaba ile başlayan içinizden geçen tüm diğer cümleler, diğer Annelerin aklına bile gelmiyor. İşte bu nedenle bizim biraz fazlamız var. Tüm bu sorularla da uğraşmak zorunda kalıyoruz. Çoğu zaman tüm bu korkular sadece düşüncelerimizde kalıyor ama nadiren de olsa bazılarımız bu korkuların gerçekleşmesi ile bambaşka mücadeleler vermek zorunda kalıyor.  Ama her şeye rağmen değer, değil mi ?

Bu gün nasıl söyleyeceğim sorusu hakkında yazmak istiyorum.

Başvuru yaptığımız ilk günden itibaren evlat edindiğimizi söylememeyi düşünmedim bile.  Dünyanın en güzel, en özel, en karşılıksız ve katıksız sevgisi ile kurulmuş o muhteşem ilişkimizi bir yalan üzerine kurmak hiç doğru gelmedi bana. Hem zaten maden bu çok doğal bir süreç neden saklayayım yahu 🙂

Çok basit olacağını düşündüğüm bu konu, kızım büyüdükçe beni biraz  germeye başlamadı değil. Ama inanıyorum ki biz ne kadar rahat olursak, biz ne kadar doğal kabul eder ve öyle yaklaşırsak konuya o da o kadar doğal kabul edecek ve bu süreç de çok  kolay  ve sancısız olacak ! Ben buna inanıyorum.

Bu nedenle korkunu ecele faydası yok dedim ve kolları sıvadım 🙂

Öncelikle bir süredir kızımın yanında sınırlı ve dikkatle seçilmiş kelimelerle  evlat edinme hakkında konuşuyorum ve anladığını biliyorum. Biz fark etmesek de dinliyor biliyorum. Bununla ilgili bir yazım da var. Burada 

Yine uzun bir süredir onu severken zaman zaman iyi ki seni almışız, iyi ki bize geldin vb. gibi cümleler kuruyorum. Özellikle dikkat  etmesem de içimden geliyor, dilimden çıkıyor. 🙂

Ayrıca biraz geç de olsa,  Sosyal Hizmet Görevlimizin önerisini de dinledim ve bazı akşamlar kızıma uyumadan önce bir hikaye anlatıyorum.

Şöyle :

Bir bebek kedi varmış. Bu bebek kedinin Annesi ve Babası yokmuş. Bebek kedi kendisi gibi çok güzel , çok özel başka bebek kedilerle birlikte çok güzel bir evde yaşıyormuş. 

Bir gün Bayan Anne ve Bay Baba kedi bu eve gidip bebek kediyi almışlar ve hep beraber evlerine gitmişler. Artık bir aile olmuşlar ve bundan sonra hep beraber yaşamaya başlamışlar. 

Bir gün bebek kedi….

Bu aşamadan sonra bebek kedi her gün başka bir hikaye yaşıyor. Kimi zaman yaramazlık yapıyor örn. dışarıda kalabalıkta Annesinin elini bırakıyor ve Annesini kaybediyor sonra buluyor ama çok korkuyor 🙂 (Ne yapayım biraz da bize hizmet etsin bu hikayeler 🙂 ) . Bazen de parka gidiyorlar ve çok eğleniyorlar. vs. 

İlk anlattığımda Yonca 1 yaşını biraz geçmişti. O zaman kedi değil bebek demiştim.  Yonca biraz huzursuz olmuştu. Hikayeden mi , çok uykusu olduğu için mi anlayamadım. Uzunca bir süre anlatmadım bir daha. Sonra iki yaş civarında Kedi versiyonuyla yeniden anlattım. Çok eğlendi ve çok ilgilendi. Önceleri haftada bir gün anlatıyordum. Şimdi her gece Anne Kedi anlat diyor. 🙂 Hikayenin başı ile artık hiç ilgilenmiyor. Ben de git gide kısaltıyorum 🙂  Devamı çok daha fazla ilgisini çekiyor artık.

Psikolog bir komşum var. Çocuklarla çalışmıyor ama bana çocuklara bir şey anlatmanın en iyi yolunun metaforlar olduğundan bahsetti. Hikayenin kahramanı olarak Yoncayı değil de Kediyi koymak çok daha başarılı olacaktı. Öyle de oldu 🙂

Siz de kendi hikayenizi ve kahramanınızı bulun ve başlayın anlatmaya. Ne kadar erken o kadar iyi 🙂

Şu sıralar hikaye kitapları arıyorum ama bulamayorum 🙁  Bulduğumda sizlerle de paylaşacağım. Biraz daha büyüdüğünde filmler bulacağız ve böyle böyle devam edecek.

Bir de yine evlat edinmiş ve konuya bakışımız ve düşünce yapımız uygun bazı ailelerle görüşüyoruz.  Çocuklarımızın da arkadaş olmasına çabalıyoruz. İleride bu sürecin doğal olduğunu anlattığımızda etrafında  evlat edinilmiş arkadaşları da olsun istiyorum. Böylece ben doğal olduğunu ne kadar anlatsam da o kendini tek ve garip hissetmesin istiyorum. 🙂

Şimdilik böyle …

Yaşı ilerledikçe yeni yeni adımlar atacağız tabi. Hepsini sizinle paylaşacağım.

Böyle giderse 6 yaşına kalmadan söylemiş ve konuyu kapatmış olacağız diye düşünüyorum. :))

Sevgiler…anne-cocuk

Share

6 thoughts on “Nasıl söyleyeceğim ???

  1. Yasadiklariniz anlatimlariniz cesaret veriyor o kadar guzel bir yola girmissinizki tebrik ederim sizi mutluluklar dilerim

  2. Pingback: Evlat edindiğinizi çocuğunuza nasıl söylersiniz? | Yeni Uzunçorap

  3. Merhabalar,

    Ben İzmir’de yaşıyorum ve tek ebeveyn olarak evlat edinme için başvurumu yaptım. Bu siteyi daha önce keşfedip başvurumu yapmadan önce buradaki bazı yazıları okuyup çok etkilenmiştim. Şimdi sürecin başladığı şu anda daha yakından takip edebilmek için üye oldum. Öncelikle bu kadar güzel bir paylaşım aracını hayata geçirdiğiniz için çok teşekkürler… Siteye çok aşina olmadığım için tek ebeveyn olarak başvuru yapanlarla ilgili bir başlık göremedim. Daha önce İzmir’de tek ebeveyn olarak evlat edinenler olduğunu duydum ve onlarla yaşadıklarını ve hissettiklerini paylaşmayı çok isterim. Benim en büyük çekincelerimden biri zaten evlat edinilmiş olmak bir bebek için çok zorken ve bununla mücadele edecekken bir de babasız büyümek ve çevresine bunu anlatmaya çalışmakla kendini yıpratmasından korkuyorum. Evlat edinmeyi bekleyen birçok anne baba adayı varken onların hakkını ellerinden alıyor muyum diye de kaygı duyuyorum. En çok merak ettiğim şeyse hem yuvalarda bu kadar fazla çocuk varken neden insanlar sırada bekliyor yıllarca? Bunu merak etme sebebim de aslında yine bir bebeğin ya da bir anne babanın hakkını gasp ediyor olma korkusu. Bunlara benzer daha birçok soru var aslında aklımda. Ayrı ayrı konu başlıkları altında mı aramalıyım cevaplarını bu soruların? Şimdiden ilginiz için çok teşekkür ederim..

    • Merhabalar,

      Öncelikle geç cevabım için çok özür dilerim. Uzun süredir bilgisayarı açamıyordum. Bazen hayat üst üste sürprizler yapıyor o mücadelenin içinde zaman nasıl uçup gidiyor anlamıyorsunuz. Tekrar özür dilerim.
      Evet bu bir site ancak evlat edinme sürecinde yaşadığım yalnızlığı ve korkuları başkaları da yaşamasın, elimden geldiği kadar onlara ışık olayım, yol göstereyim diye açtığım blog mantığında bir site. Takipçilerimizin hikayelerini de paylaşıyorum mutlulukla. Bu siteyi açtığımda bu konu hakkında tek bir site, topluluk vs. yoktu. Şimdi insanların sessiz sedasız takip ettiği bir bilgilendirme sitesi gibi oldu 🙂 İnsanlar genellikle özelden iletişime giçiyorlar benimle.
      Sizin endişenize gelince,
      Öncelikle kesinlikle kimsenin hakkını gasp etmiyorsunuz. Herkesin bir kısmeti var. Herkesin Anne olma şekli, vakti farklı. Sizin yolunuz buysa, kısmetiniz de buradadır.
      Yuvalardaki bu çocuklar biolojik aileleri tarafından bakılamadıklar vs sebeplerden devlet bakımına terk edilen ancak evlat edindirilmeleri için ailelerin rıza vermediği çocuklar. Devlet korumasında devlet bakımındalar fakat evlat edindirilemezler. Bu çocuklar Koruyucu Aile uygulaması ile koruyucu ailelerin yanına yerleştirilmeye çalışılıyor. Ancak ülkemizde bu uygulama çok yaygın değil. Pek çok sivil dernek ve devlet yaygınlaştırmak için çalışmalar yapıyor.
      Evlat edindirilen çocuklar doğumdan sonra veya daha sonra aileleri tarafından devlet bakımına bırakılan ve evlat edindirilebilir diye rıza verilen çocuklardır. Bunların da sayısı evlat edinme başvurularından az olduğu için insanlar sıra beklemektedirler.
      Siz bir bekar anne olarak asla kimsenin hakkına engel olmuyorsunuz. Bu sizin de en doğal hakkınız.
      Bekar bir anne olarak çocuk yetiştirmek gerçekten zor iş. Size bu kararınızdan dolayı özellikle saygı duyuyorum. Bunun zorluğu, eşi vefaaat etmiş ya da boşanmış ebeveynlerden farlı değil. Evlat edinen bir bekar anne olarak özellikle evlat edindiğiniz için ekstra zorluklar yaşayacağınızı sanmıyorum. Yasal işlemler tamamlanana kadar yaşayabileceğiniz zorlukları biz de yaşadık. Benim şahsen tanıdığım evlat edinen ve koruyucu aile olan bekar anneler var. Şu ana kadar gördüğüm yaşadıkları tek büyük zorluk, çocuğa babanın yokluğunu açıklayamamak. Anne var baba yok ve somut bir açıklama getiremiyorsunuz. Evlat edinildiğini bilen bir çocuğa da açıklamak zor oluyor. Yaş itibariyle bazı kavramlar oturmuyor. Ancak bu da bir süreç ve geçecek.
      Benim babam ben 2,5 yaşımdayken vefaat etmiş. Babasız büyüdüm ben de. Arkadaşlarımın karşılaştığı tüm sorunları anneme bizzat yaşattım ben de 🙂 fakat bizim babasız bir çocuk için beslediğimiz duyguları, ben şahsen babasız büyürken yaşamadım. Benim için doğaldı, kendimi hatırladığımdan beri babam yoktu 🙂
      Dilerseniz arkadaşlarımdan evlat edinen anne ile irtibata geçmeniz için aracılık yapabilirim.
      Evlat edinme sürecinde ben hep buradayım ve her sorunuzda seve seve yardımcı olmak için elimden geleni yaparım.
      Bana mail atabilirsiniz.
      Sevgiler

      • SEVGİLİ ANNE ADAYI,
        UMARIM EN KISA ZAMANDA EVLADINIZA KAVUŞURSUNUZ. BEN BEKAR BİR ANNEYİM VE SİZİN GEÇTİĞİNİZ TÜM SÜREÇLERDEN GEÇTİM. HİÇ TE BEKLEMEDİĞİM KADAR KISA BİR SÜRE İÇİNDE DE YAVRUMU KUCAĞIMA ALDIM. BANA GELDİĞİNDE DAHA HAFTALIK BİLE DEĞİLDİ. ŞİMDİ 4 YAŞINA YAKLAŞTI. BENDEN BİR KARDEŞ BİLE İSTİYOR. ZORLUKLARI OLACAK AMA HANGİ ANNE ZORLUK ÇEKMİYOR Kİ. EVİNİZE BİR MUTLULYK YOLUNUZA AYDINLIK GETİRİYORLAR. SABRETMEYİ VE ANNE OLMAYI ÖĞRETİYORLAR (KALDI Kİ ANEE OLMAK KORUMA İÇGÜDÜSÜYLE BAŞLAYIP, SEVGİYLE PEKİŞEN BİR OLGU VE HEPİMİZİN İÇİNDE VAR). SİZDE HİÇ KORKMADAN BU YOLU TAKİP EDİN. UMARIM EN KISA ZAMANDA BEBEĞİNİZİ KUCAĞINIZA ALIRSINIZ. BANA KİMSE SÖYLEMEMİŞTİ BEN SİZE SÖYLEYEYİM. TADINI ÇIKARTIN VE MUTLU OLUN ÇOK GÜZEL BİR YOLDA İLERLİYORSUNUZ KORKMAYIN. BABA MESELESİNE GELİNCE DE HER AİLENİN FARKLI OLABİLECEĞİNİ SÖYLEDİĞİNİZDE ANLIYORLAR VE BİR DAHA SORMUYORLAR 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir