Ben bir koruyucu anneyim – Konuk Yazar Meleğin Annesi

3 Thoughts
Share

Merhabalar,

Sizlere daha önceki yazılarımda bir arkadaşımın Koruyucu Aile olma sürecinden bahsetmiştim. Kızıyla ilk karşılaşmaları ve kızının eve gelişinden sonraki gelişimi ile ilgili iki yazım olmuştu. Okumayanlar için linkleri aşağıda.

Şimdi arkadaşımın, Meleğin annesinin size söyleyecekleri var. Buyrun dinleyin … 🙂

Continue reading »

Share

Bu benim yol hikayem, kırılma noktam…

12 Thoughts
Share

Merhaba, 

Geçenlerde bir mail aldım. 

“Öncelikle böyle bir site oluşturduğunuz için teşekkürler, değerini yalnızca bilenler anlayabilir sanırım. Benim sorum şu sitenizde bir yazı yazma imkanım var mıdır acaba ?”

diyordu. Heyecanla bekliyorum dedim. Evlat edinen bir annenin hikayesini bekliyordum. Bugün aşağıdaki maili aldım. Ve başlarken şöyle diyordu :

Continue reading »

Share

KALBİMİZDE DÖLLENEN MUTLULUK III – Bir bebekle randevumuz var – Konuk Yazar AYISIGI

29 Thoughts
Share

Bizim birazdan bir bebekle randevumuz var. Yoldayız. Onu görmeye gidiyoruz. Kucağımıza alacağız, gözlerine bakacağız, koklayacağız. Eğer ‘tamam’ dersek bizim olacak. Alıp eve geleceğiz.1 yıl 6 ay 8 gün sonra.( Daha önceki beklediğimiz seneleri saymazsak)

Şu anda bu kelimeleri satırlara dökmek ne de kolaymış. Ama size, o gün üzerimizde yarattığı milyonlarca ton ağırlığını anlatamayacağım. Hayatımızın en ağır, en zor günü. Kalbimde yarattığı sancıyı ifade edemeyeceğim. Biz bir seçim yapacağız. Bir bebeği isteyip istememeye karar vereceğiz. Yok gerçekten anlatamayacağım. Böyle zor bir an, karar olamaz. Oysa işin tuhafı,  Cuma günü telefon geldiğinde anlamsız bir rahatlık vardı üzerimde. Sevinç, heyecan. Ben Pazartesi günü bir bebekle bu eve döneceğimizi biliyordum. Daha önce hiiiiiiiç hissetmediğim bir şekilde bunu içimde duyumsamama rağmen ölebilirdim heyecandan… Zaten o günün sonu da pek iyi olmadı. Yatağa düştüm desem yeridir. Burada tabi kendi duygularımı paylaşıyorum. Bir de eşime sormak lazım. Continue reading »

Share

KALBİMİZDE DÖLLENEN MUTLULUK II-Karar verme sürecimiz – Konuk Yazar AYISIGI

6 Thoughts
Share

KALBİMİZDE DÖLLENEN MUTLULUK II

KARAR VERME SÜRECİMİZ

Ben çocukları hep çok sevdim. Küçüklüğümden bu yana. Evlendiğimiz zaman aradan 1 yıl geçince çocuk sahibi olmaya karar verdik. Erken yaşta yapılan bir evlilik de değildi. Bir an önce Anne olmak istedim eşimde Baba… Toplumumuzda belli bir yaş gelince evlenilir, bir süre sonra çocuk yapılır, sonra ikinci, üçüncü çocuk yapılır. Öyle olması gerektiği içindir birçok kişi için.

Birçok kişi Anne-Baba olup olmak istediklerini çok düşünmezler bile… Ben hep Anne olmak istedim. Bir çocuğun annesi olmak. Onu sevmek istedim, öpmek, koklamak… Onu bildiklerim doğrultusunda iyi ve mutlu bir insan olarak yetiştirmek istedim. Öğrendiklerimi onunla paylaşmak, hayatı doyasıya yaşayan ve yapmak istedikleri doğrultusunda yüreklendirmek istedim.
Ve içgüdüsel olarak sevginin bu boyutunu da yaşamak istedim. Bana sarılsın, anneciğim desin… bir çocuk sevsin, öpsün beni… bu kadar işte… sadece bu… Continue reading »

Share

Poni’den mektubumuz var !

Leave a comment
Share

Merhaba, 

Bir takipçimiz blogda yazdığım bir cümleden etkilenerek benim de diyeceklerim var demiş. Çok sevindim. Kendisi ile zaten zaman zaman yazışıyorduk. Hikayesini bizimle paylaştığı için çok teşekkür ederim.

Her zamanki gibi hiç değiştirmeden tamamen kendi cümleleriyle…

İyi okumalar 🙂 Continue reading »

Share

KALBİMİZDE DÖLLENEN MUTLULUK – Konuk Yazar AYISIGI

11 Thoughts
Share

Merhaba, 

Yeni bir konuk yazarımız var 🙂 

Kendisi benim arkadaşım. Tabi ki kızı da Yonca’nın arkadaşı. Kendisinden rica ettim beni kırmadı kendi hikayelerini bizimle paylaştı. Onu AYIŞIĞI olarak tanıyacaksınız.

Önce duyguları ile başladı daha sonra sürecini ve yaşadıklarını da anlatacak. 

Umarım beğenirsiniz…

Sevgiler Continue reading »

Share

Anneler günü yayını

Leave a comment
Share

Merhaba ,

TRT HABER de Anneler gününde Haber Tadında programında kısa bir bölüm Evlat Edinen ve Koruyucu Aile olan ailelerle yapılan görüşmelere yer verildi. Aslında 3 aileydik. 2’si koruyucu aile ve bir de evlat edinen aile biz. 🙂
Video aşağıda,
İyi seyirler

Ayrıca programın tamamına da Youtube’dan ulaşabilirsiniz.

Share

Sevgi her şeyin üstündedir …

2 Thoughts
Share

Merhaba,

Herkesin aklında ne kadar istese de unutamadığı, zaman zaman beynini kemiren, tedirgin eden (bazılarında daha da öte uykularını kaçıran) soru:
Nasıl söyleyeceğim ? Ya ilerde bir sıkıntı olursa ? Ya söyle etkilenirse ? Ya giderse (Yokk artıkkkk !)
Benim bu konudaki görüşüm net, sürekli yazıyorum. Söylenmeli ! kesinlikle. Hem de mümkün olduğu kadar erken.Ve biz ne kadar doğal olursak bunu içimizde ne kadar çözmüş ve rahat olursak bu tavrımız çocuklarımıza yansıyacak ve olar da daha sorunsuz ve kolayca atlatacaklar bu süreci. Continue reading »

Share

Duygusal milletiz vesselam fakat…

7 Thoughts
Share

Merhaba,

Baştan söyleyeyim biraz uzun bir yazı olacak. Sizden sabrınızı diliyorum.

İç içe geçmiş bir iki konuyu kendi açımdan dile getirmek istiyorum.

Biz duygusal bir milletiz ! Bu gerçek. Akdenizliyiz yapacak bir şey yok.

Uzmanlar bir konu hakkında saatlerce dil döker, her yerde kamu spotları döner vs. vs. Bakar geçeriz ! Ama bir kişi çıkar o konu artık her ne ise başından geçeni anlatır, biraz da duygusal anlatır, millet olarak salya sümük oluruz. Continue reading »

Share

Her geçen gün bambaşka güzel !

10 Thoughts
Share

Merhaba,

Hepimiz günlük telaşların içinde bizi mutlu edebilecek pek çok anı göremiyoruz, fark edemiyoruz ya da yeteri kadar önem veremiyoruz. Hayat böyle böyle akıp gidiyor. Hepimiz bu akışın içinde mutlu olmayı bekliyoruz. Oysa hayat çok basit ! Sadece içinde yaşadığımız anı kaçırmayalım yeter. Gün içinde bizi mutlu eden öyle çok şey oluyor ki ! Continue reading »

Share

Bir bebeğin kaç Annesi oluyordu ki ?

1 Thought
Share

Yine bir uzun aradan sonra merhaba,

Sevgili arkadaşımdan uzun zamandır bir yazı bekliyordum. Sağolsun beni kırmadı. Kendisine çok teşekkür ediyorum.

Sevgili kızı, değerli meleğine kavuşmasının birinci yıl dönümünde bizimle duygularını paylaştı. Ve öyle bir cümle kurdu ki, iliklerime işledi benim. Continue reading »

Share

Aşık oldum !

Leave a comment
Share

Evet Aşık oldum.

Hem de öyle bir aşk ki, bu güne kadar hiç yaşamadığım, hiç bilmediğim büyüklükte ve her gün büyüyen, büyüyen, büyüyen…  Şu yumruk kadar kalbime sığabileceğini hiç tahmin bile edemeyeceğim ve  ne kadar büyüse de beni öldürmeyen, aksine hayatıma müthiş bir anlam katan ve yaşama isteğimi güçlendiren ve her an büyümeye devam eden !

Ki sağlam aşık olmuşluğum vardır geçmişte !  Bu güne kadar ne yaşadıysam hepsini gölgede bırakan, her gün kendine daha çok bağlayan bir aşk bu! Continue reading »

Share

Ben de en az sizin kadar Anneyim ve hiçbir özel yanım yok !

2 Thoughts
Share

Merhaba,
Ne zamandır yazmak istiyordum ama bir türlü fırsat bulamıyordum. (Bu benim bazı şeyleri oldu bittiye getirmemek huyumdan kaynaklanıyor. İki satır karalamaktansa adam gibi yazayım diyorum ama ona da fırsat bulamıyorum 🙁 )Çok uzun zamandır aklımı kurcalayan bir konuyu bugün yazmak istedim.
Baştan söyleyeyim, sadece içimdekileri ifade etmeye çalışacağım, yoksa kimseye kızmak, yargılamak vs.değil amacım.   Aslında bu deneyimi yaşamayan herkesin bakış açısı bu anlıyorum. Dışarıdan bakınca algılanışı farklı. Ama bu bakış açısı bende başka duygular uyandırıyor. İyisi mi yazıyım rahatlıyayım 🙂
Bu sadece benim bakış açım :  Çooooooooooooooook sıkıldım …
Evet, insanların evlat edindiğimi duyduklarında gösterdikleri tepkilerden çok sıkıldım. Aslında zaman zaman çok eğlendirici olduklarını da itiraf etmeliyim. Bazen gülmemek için kendimi zor tutuyorum. Ama genel olarak sıkıldım. Kardeşim, ben size sezeryan yaptım dediğinizde ah yazıkkkk kıyamammmmm diyor muyum ? Normal doğum dediğinizde ne müthiş bir şey yapmışsın büyük sevap diyor muyum ? Tüp bebek , aşılama ya da doğal yolla hamileliğinizin sonucunda Anneliğinizde bir fark görüyor muyum ?  Hayır !

Neden evlat edindiğimi duyduğunuzda,  tarafınızdan sıradan bir Anne olarak kabul görürken birden Anneliğim özel oluyor ?

Diyebilirsiniz ki sende söyleme olsun bitsin.

İki nedenden dolayı hiç rahatsız olmadan bu ifadeyi kullanıyorum :

1) Ben de kendimi en az sizin hissettiğinizi kadar Anne hissediyorum. Sadece bebeğimi bana geliş biçimi biraz farklı o kadar. Bu konuda da en ufak bir rahatsızlığım yok. 

2) Neden yalan söyleyeyim ki, bir yalan arkasından bin bir tane yalan doğuracak. Buna enerjim yok ve bunu yapmayacak kadar da kendime ve size saygım var !

Neden insanlar, tüp bebek, mikro enjeksiyon, aşılama gibi ifadeleri rahatça kullanabiliyorlar da ben evlat edindim diyemiyorum ?

Sizden tek farkım doğurmamış olmam ise eğer merak etmeyin bence işin o kısmı hiç bir şey. Aslında her şey sonrasında başlıyor. Bir de şu açıdan bakın, sezeryan anneleri; bayıltılıyorsunuz ve her şey sizin bilinciniz tamamen kapalıyken olup bitiyor. Kendinize geldiğinizde kucağınıza bir bebek veriyorlar siz de benim bebeğim diye kabul ediyorsunuz.

Eeee, 9 ay karnımda taşımamam mı tek fark ? Ama bir anlamı varsa başvuru tarihimden itibaren kızımı kucağıma alana kadar tam 9 ay 10 gün bekledim. (Ne kadar manidar)  Ben de bir bebeği kucağıma aldım ve kabul ettim bu benim bebeğim diye. Olamaz mı? Sizden beni ayıran ne var ?

Bir de şu ifadeler var !  “Büyük sevap” “Cennetliksin” , en çok da bundan rahatsız oluyorum. Ne kadar utandığımı ve kendimi kötü hissettiğimi anlatamam.  Ki yeri gelmişken söyleyeyim ikisine de inanmam.

Bir evlat edindim evet. Ama asla işin sevap/cennet hesabını yapmadım. Kendimi de büyük bir şey,  öyle çok özel bir şey yapmış gibi hissetmiyorum. Ve insanlar bana böyle yaklaştıkça kendimden utanıyorum. Ben bir evlat istedim ve bu yolu tercih ettim, o kadar !!!!!

Beni sizden daha özel yapan hiç bir şey yok !!

Siz bir evlat istediniz. Oldu ya da olmadıysa gidip uğraştınız didindiniz, yaptınız.

Ben bir evlat istedim. Olmadı. Uğraşıp didinmedim,  bir evlat edindim.

Hepsi bu , aramızdaki fark bu.

Siz çocuğunuzu kucağınıza alınca ne hissettiyseniz, ben de aşağı yukarı onları hissettim. (Belki fazlasını da hissettim)

Siz nasıl onu koklamaya, öpmeye ve seyretmeye doyamadıysanız, ben de doyamadım.

Siz kaç gece uykusuz kaldıysanız en az o kadar uykusuz kaldım ve tıpkı sizin gibi kalmaya devam ediyorum.

Siz nasıl kimseyle paylaşamadıysanız, ben de paylaşamıyorum.

Siz hangi korkuları yaşadıysanız ve yaşamaya devam ediyorsanız, ben de onları yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum.

Uzatsam sonsuza dek sürer ama kısaca siz nasıl çocuğunuza aşıksanız ben de en az o kadar aşığım.

Sonuç olarak;

Siz ne kadar Anne iseniz ben de o kadar Anneyim.

 

 

Share