Beni kim doğurdu ?

2 Thoughts
Share

Son yazılardaki konuşmaların üzerinden yaklaşık 3 ay kadar zaman geçti ve nihayet bahar geldi 🙂 Biz de bir pazar sabahı dışarıda kahvaltı etmeye karar verdik.

Son konuşmadan sonra bir daha soru ya da yorum gelmeyince bizi de bir rehavet sardı tabi 🙂 Hiç hazır değildim bu soruya…

Kahvaltımızı keyifle yaptık , biraz gezdik dolaştık derken artık eve dönüyoruz. Direksiyonda yine bendeniz ve hiç gereği yokken, pat diye, sanki öylesine sordu;

-Anne beni kim doğurdu ?

Bak yine durmadı kalbim ! Fakat artık kalp sağlığıma özel ihtimam göstermeliyim sanırım. Böyle devam ederse dayanmayacak ! Eh be yavrum, hep direksiyon başında yakalamak zorunda mısın sen ayrıca ? Bir yandan da kaşım gözüm ayrı oynuyor yan koltukta oturan eşime bana bırak mesajını verebilmek için! kestirip atmak gibi huyu vardır kendisinin 🙂

-Anlamadım Yonca ! (Ne kadar acıklı bir zaman kazanma çabası)

-Yani ben kimin karnından çıktım anne ? (yavrum , gerizekalıya anlatır gibi anlatıyor hala saf saf )

-Bilmiyorum kızım (ve ilk yalanımı söyledim. Mecburdum fakat )

-(sessizlik)

-Bir önemi var mı bunun Yonca ?

-Evet var ! (Net)

-(Allahım aklımı koru) Öyle mi? Neden önemli senin için ?

-Ya bir gün beni geri almak isterse?

Hınk diye giderim valla, araba kullanıyorum ben yapma bana bunu çocuk

Bu arada babamız dayanamayıp atladı ve

-Öyle bir şey olmayacak Yonca. diye kestirip attı! Fakat benim emin olmam gerekiyordu her zaman ki gibi ! O zehir gibi aklından neler geçtiği hiç belli olamıyordu çünkü !

-Hımm, bunu neden sordun? istesin mi? yoksa isterse diye endişelendin mi?

-Hayır almasın tabi, beni sizden ayırmasın kime!

Ohhh !

-Yonca, babanın da dediği gibi öyle bir şey olmayacak kızım.Öncelikle biz buna asla müsade etmeyiz. Hem sana daha önce de anlattığım gibi, sen bizim kızımız olmak için doğdun. Biz de senden çok uzun yıllar önce senin anne baban olabilmek için geldik dünyaya. Sadece aile olma yolumuz buydu o kadar. Başka türlüsü mümkün değildi Yonca. Bizim kaderimiz buydu. Sen bizim kızımızsın, biz de senin Anne ve Babanız. Tamam mı?

-Tamam 🙂

Ah bir bilsen Yonca, bu dünyada hiç bir güç seni bizden ayırmaya yetmez !

Share

KALBİMİZDE DÖLLENEN MUTLULUK III – Bir bebekle randevumuz var – Konuk Yazar AYISIGI

31 Thoughts
Share

Bizim birazdan bir bebekle randevumuz var. Yoldayız. Onu görmeye gidiyoruz. Kucağımıza alacağız, gözlerine bakacağız, koklayacağız. Eğer ‘tamam’ dersek bizim olacak. Alıp eve geleceğiz.1 yıl 6 ay 8 gün sonra.( Daha önceki beklediğimiz seneleri saymazsak)

Şu anda bu kelimeleri satırlara dökmek ne de kolaymış. Ama size, o gün üzerimizde yarattığı milyonlarca ton ağırlığını anlatamayacağım. Hayatımızın en ağır, en zor günü. Kalbimde yarattığı sancıyı ifade edemeyeceğim. Biz bir seçim yapacağız. Bir bebeği isteyip istememeye karar vereceğiz. Yok gerçekten anlatamayacağım. Böyle zor bir an, karar olamaz. Oysa işin tuhafı,  Cuma günü telefon geldiğinde anlamsız bir rahatlık vardı üzerimde. Sevinç, heyecan. Ben Pazartesi günü bir bebekle bu eve döneceğimizi biliyordum. Daha önce hiiiiiiiç hissetmediğim bir şekilde bunu içimde duyumsamama rağmen ölebilirdim heyecandan… Zaten o günün sonu da pek iyi olmadı. Yatağa düştüm desem yeridir. Burada tabi kendi duygularımı paylaşıyorum. Bir de eşime sormak lazım. Continue reading »

Share

Yonca Bebeklerin nereden geldiğini sorgulamaya başladı !

Leave a comment
Share

Merhaba,

Mayıs ayında Yonca’nın hamile bir bayan görmesi üzerine aramızda geçen diyaloğu yazmıştım. Okumayalar için burada.

O günden bu yana Yonca konu hakkında tek kelime etmemişti. Ta ki geçen hafta pazar gününe kadar…

Pazar günü Yonca ile birlikte Yıldız parkına gittik. Bir arkadaşım da bebeği ile birlikte bize katılacaktı. Parka girdiğimizde “İşte geldik. Biliyor musun, biz seninle daha önce de bu parka gelmiştik. Sen daha küçücük bir bebektin” dedim. Bunun üzerine aramızda aşağıdaki diyalog gelişti.  Continue reading »

Share

KALBİMİZDE DÖLLENEN MUTLULUK II-Karar verme sürecimiz – Konuk Yazar AYISIGI

6 Thoughts
Share

KALBİMİZDE DÖLLENEN MUTLULUK II

KARAR VERME SÜRECİMİZ

Ben çocukları hep çok sevdim. Küçüklüğümden bu yana. Evlendiğimiz zaman aradan 1 yıl geçince çocuk sahibi olmaya karar verdik. Erken yaşta yapılan bir evlilik de değildi. Bir an önce Anne olmak istedim eşimde Baba… Toplumumuzda belli bir yaş gelince evlenilir, bir süre sonra çocuk yapılır, sonra ikinci, üçüncü çocuk yapılır. Öyle olması gerektiği içindir birçok kişi için.

Birçok kişi Anne-Baba olup olmak istediklerini çok düşünmezler bile… Ben hep Anne olmak istedim. Bir çocuğun annesi olmak. Onu sevmek istedim, öpmek, koklamak… Onu bildiklerim doğrultusunda iyi ve mutlu bir insan olarak yetiştirmek istedim. Öğrendiklerimi onunla paylaşmak, hayatı doyasıya yaşayan ve yapmak istedikleri doğrultusunda yüreklendirmek istedim.
Ve içgüdüsel olarak sevginin bu boyutunu da yaşamak istedim. Bana sarılsın, anneciğim desin… bir çocuk sevsin, öpsün beni… bu kadar işte… sadece bu… Continue reading »

Share