Yeni bir mektubumuz var :)

Share

Merhaba,

Bu bloga yazmaya  başladığımda aklımda benim çektiğim sıkıntıları başkaları çekmesin, benim içimden geçen her düşüncede, her korkuda, ben niye böyle düşünüyorum, bende mi bir sıkıntı var duygusunu başkaları yaşamasın, ben yazayım onlar okusun ve “oh be.. bende bir gariplik yokmuş, başkaları da böyle düşünebiliyormuş, aynı korkuları başkası da yaşamış ! ” diyebilsin istemiştim.

Ama hiç düşünmediğim bir şey daha oldu. Bu blog sayesinde o kadar çok güzel insan tanıdım ki ! Hepsi birbirinden değerli ve güzel yürekli insanlar … Ne mutlu bana !

Hayatımda başıma gelen en güzel, en değerli şeylerden biri de budur.

İşte o güzel insanlardan biri aylar önce kızına kavuştu ve bize aşağıdaki mektubu gönderdi. Sonra onun bir arkadaşı da mektubun altında okuyacağınız mesajı gönderdi bana. Bu kişiyi tanımak da benim için bir diğer mutluluk oldu. Biyolojik bir Anne kendisi ancak tüm süreç boyunca arkadaşının yanında adım adım her şeyi onunla birlikte yaşamış ve evlat edinmenin ne olduğunu evlat edinmeden anlamış/anlamlandırmış bir biyolojik Anne !

Her zamanki gibi tek kelime değiştirmeden, eklemeden, kendi kelimeleri ile aşağıda…

Sevgiler…

 

İYİ Kİ DOĞDUN; İYİ Kİ DOĞDUM

Bizim hikayemiz de diğer ailelerden çok farklı değil. Hepimiz aynı süreçlerden geçerek,  evlatlarımıza kavuşuyoruz. Biz, karı-koca olarak ikimizde aynı duygu, düşüncede olduğumuz için evlat edinme konusunda aramızda hiçbir sorun yaşamadık. Zaten Rabbim bize “hazır olduğumuz” duygusunu içimize o kadar güzel yerleştirmiş ki,  kızımızla doğuştan beri birlikteymişiz gibi hiç yabancılık çekmedik, çekilemez de zaten… yine Rabbim o kadar büyük ki, hakikaten anne babaya benzerlik konusunda da kızımız eşime çok benziyor. Hiç tanımayanlar aman annesi duymasın “hık demiş babasının burnundan düşmüş” dercesine inanılmaz benzerlik! Bu da tabi ki babasının çok hoşuna gidiyor. Aynı zamanda benimdeJ

Kızımız hayatımıza girmeden önce “huzurevinde” yaşıyormuşuz. Onun gelmesiyle gözümüzün önünden sanki bir perde kalktı. Hayat aydınlandı, renklendi, neşelendi, evin içini mis gibi bebek kokusu kapladı. Bence dünyanın en güzel, en mis kokusu…

Geldiğinin 3. Günü bana anne demeye başladı. Evet, o benim kızım, ben de onun annesiyim. Bu hissi göz göze geldiğimizde bana o kadar kuvvetli hissettiriyor ki… o bizim canımız, ciğerimiz, her şeyimiz. İşten eve geldiğimde “Güzel kızım günün nasıl geçti, iyi misin” dediğimde yarım yamalak konuşmasıyla kucağıma atlaması “iyiyim, sen nan nan” gibi tatlı tatlı konuşması ömrüme ömür katıyor. Şu anda 2 yaşında, dokuz aydan beri biz hayata farklı bakıyoruz. Kızımızdan önce fark etmediğimiz oyun parklarına gidiyoruz. Oyuncak mağazalarından, alışveriş yapıyoruz. Onun gelişimi için şimdiye kadar girmediğimiz web sitelerini inceliyoruz. Hayatımızı onunla birlikte inşa ediyoruz. Bir ay önce doğum gününü kutladık. O kadar mutlu oldu ki o günden beri “iyi ki doğdum” diye evin içinde dolaşıyorJ bize kendini alkışlatıyor. Bende iyi ki doğmuşun kızım, iyi ki bizim olmuşsun, annelik, babalık duygusunu bize tattırdığın için sana milyonlarca teşekkürler. Sen bizim her şeyimizsin diyorum.

Kafasında soru işaretleri olan aileler için bulunacağım öneri; siz ne kadar hazır ve doğal olursanız, her şey yolunda, akar gider. Elbette hukuki süreçlerde yaşanan olumsuzluklar, sıkıntılar, aksilikler olabilir. Ben, sürecin olumlu sonuçlanacağına olan inancımı kuvvetli tutuyorum. Pozitif düşünüyorum. Kızımla her anımı dolu dolu değerlendiriyorum.

 Sevgiyle kalın.

10836550_10152647702378547_1599795124_n

 

 

 

 

 

 

 

 
Merhaba,
Sayfanızda yazmak istedim ama sonra kararsız kaldım mesaj olarak yollamaya karar verdim. Benimki bir evlat edinme hikayesi değil ama bir evlat edinme hikayesine şahitlik diyebiliriz. 
Sizler gibi benimde hayatımdaki en güzel şey oğlum… Ben biyolojik bir Anneyim, Anne olduktan sonra duyarlılığım, sorumluluğum, farkındalıklarım kat be kat arttı. Arttı ama eksik olan bir şeyler kalmış. Ne zamanki işyerimden arkadaşım ki kendisi sayfanızda kendi hikayelerini paylaşan …. Hanımdır, evlat edinmeye karar verdi işte o zaman o eksiklikler gün yüzüne çıkmaya başladı bendeki… O sürecin ilk randevusundan tutunda, kurumdan alınıp yeni hayatına başlamasına kadar ve üzerinden geçen dokuz ay…  
Konuştukça bende bir şeyler bazen artmaya başladı, bazen de içimdeki koca boşluğun yerini özlemlere bıraktı. Mesela alınan karar hayatınızı etkileyecek bir karar, benim ilk ikiz hamileliğim beşinci ayında kalplerinin durmasıyla sonlandı. Sonrasında bunalımlar depresyonlar ve işte ikinci hamilelik… Hamilelik geldi çattı da kaybetme korkusu, sağlıkla doğurma korkusu vs.., Bir de üzerine ben yetebilir miyim, hayatım değişecek, böyle rahat rahat oturmak varken ağlıycak, gece nasıl uykusuz kalıcam. Düşünün bu hamileliği ölesiye başlasın isteyen bir Annenin aklından geçen küçük normal şeyler ama nihayetinde şeyler yani ama evlat edinme, tamamiyle sizin kararınız. Her an vazgeçebileceğiniz sadece aklınızdan geçecek tek bir kelimenin ağzınızdan da çıkmasıyla sonlanabilecek bir durum. ….. hanımla, ben abla diyorum, bunların hepsini hep konuştuk bu süreçte. Genelde de hep ben açmışımdır mevzuyu bir sürü prosedür ve şükürler olsun çok da uzun sürmeyen bir kavuşma serüveni kızımızla tabi o süreçte kız mı olucak erkek mi?  ben kendisine hep hamilelik süreciyle destek olmaya çalıştım. Evrakları verdiğimizde işte hamile olduğunu öğrendik ve geçen süreleri hamileliğin şu ayı bu ayı ve inşallah erken doğum olur da yavrumuz hemen bize kavuşur nidaları ve işte aradılar bir kızımız var gelin, artık cinsiyette belli:))) ve işte sadece iki gün sonrası günlerden perşembe kızımızı gidiyoruz almaya, bu arada oğlum da yirmi aylık kreşe vermemin alıştırma haftası. Kızımızın aramıza katılmasıyla oğlumun eğitim hayatları yaşıt kuruma gitmemiz, onu ilk görüşüm babasına olan benzerliği.. Babaya takılmadan da geçemiyorum; abi bak olur bi kaçamak yaptıysan ve kızımız aslında senin gerçek kızınsa bak söyle söz ablama söylemiycem… İşte böyle büyük bir benzerlik Rabbim İdil’i onlar için göndermiş, İdil’in biyolojik annesiyse bir aracı. İyi ki doğmuş,  onu sevmeleri, sevmeleri!!! dedim ya ben bijolojik bir anneyim evlat sevgisi nedir bilirim. Ama gerçekten evlat edinmek çok kolay, bakması, ilgilenmesi. Anne çalışıyorsa kreşe verir. Olmadı bakıcı tutar vs.. zor olan tek şey SEVMEK… bir insanın bir canlıyı sevmesi parayla değil, satın alınamaz.. yani tarifi nasıl onu da beceremiycem ama sevmek zor zanaat. Okulu yok, tarifi yok… Ablamla konuşurken bir gün demişim ki; ben çocukken hep dua ederdim. Ben evlatlık olmuş olayım n’olur ve bir gün gerçek ailem gelsin beni alsın… Ya söylemesi kolay ama travması büyük bu olayın… İçimdeki boşluk, özlem dediğim bu!!! Bu durumu bilen etrafımdaki bazı insanlar ya işte çok zor ya nası aldı vs. gibi cümlelerle canımı sıkıyor. Evet ben evlat edinmedim ama gerçekten edinmiş kadar tecrübe edindim. Anne olduktan sonraki eksiklikte işte hayatta illa kendinden olan parçayı değilmiş sevmek mahareti; SEVMENİN ŞARTI KOŞULU YOKMUŞ!!!! Benimki de böyle bir hikaye işte.. KALBİ BÜYÜK İNSANLARSINIZ… SONSUZ SAYGIM VAR SİZLERE.. EVLATLARINIZIN BAŞINDA ONLARLA NİCE ÖMÜRLERİNİZ OLSUN İNŞALLAH
 
Amin diyorum, hepimiz için …
 
Share
This entry was posted in Genel.

2 thoughts on “Yeni bir mektubumuz var :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir