Yonca ölümü sorgulamaya başladı…

Share

Uzun bir aradan sonra merhaba,

iş yoğunluğum nedeniyle oturup iki satır yazamıyorum ne yazık ki 🙁 Bir de facebook sayfamızda yaptığım anlık kısa paylaşımlar da oturup uzun uzun yazmamı engelliyor sanırım.  Ama birkaç gün önce sizinle paylaşmak istediğim bir şey oldu.

Hep konu ile ilgili sorunlarımızı paylaşacak değiliz elbette. Her çocuğun bu yaşlarda sorgulamaya başladığı ailelerin ise genellikle ne diyeceklerini şaşırdığı bir konu hakkında yazacağım şimdi. Ölüm !

Yonca 2,5  yaş civarında bana senin neden Annen yok diye sormuştu. Hazırlıksız yakalanmıştım, araba kullanıyordum üstelik. (Bu kız zaten beni en olmadık zamanlarda en hazırlıksız , en çalışmadığım yerden vuruyor)

Çok kısa bir an (1-2 saniye kadar) kararsız kaldıktan sonra , öldü deyiverdim. Ne demek diye sordu. Bu yaşta çocuğa nasıl açıklanır ki bu ! O anda en doğru olduğunu düşündüğüm şeyi yaptım (Ki daha sonra bir psikolog da  onayladı) Ölmek demek artık bizimle yaşamıyor demek dedim. O zaman nerede yaşıyor diye sordu. Başka bir yerde , bizim göremediğimizi bir yerde, dedim. Birkaç gün daha sorgulamaya devam etti. Farkettim ki somut bir şey söylemem gerekiyor. Soyut olarak algılayamıyor. Bulutların üstünde bir yerlerde , biz onu göremiyoruz ama umuyorum ki o bizi izliyor ve her gece sana el sallıyor. Senin büyüdüğünü izliyor ve çok mutlu oluyor dedim.

O günden  sonra bir daha sorgulamamıştı. Ara sıra uçakta bulutları görünce benim Anneannem burada yaşıyor ama biz göremiyoruz diye bağırması dışında 🙂

Hafta sonu uyumak üzere yatağa gittik. Kitap okundu, ışık kapandı, oynaşıldı falan derken uyumaya sıra geldi ve Yonca birden ; Anne insanlar nasıl ölür ? Kalpleri atmayınca mı ? diye sordu. (Hadiii, nerden çıktı şimdi bu 😮 )

-Evet kızım

-Ama nasıl ?

-Kalbin durunca yaşayamazsın, ölürsün

-Herkes mi ölür Anne?

-Evet tüm canlılar bir gün ölür.

-Neden ? (Ağlamaklı bir ses ) (Eyvah)

-Çok yaşlanırlar ve ölürler

-Sen de mi öleceksin Anne ?

-Evet ben de öleceğim. Ama merak etme, daha çok uzun yıllar birlikte yaşayacağız. Seninle yaşacağımız çok güzel şeyler var daha

-Sana birşey olmasın Anne ? (Ağladı ağlayacak)

-Korma canım, ben daha yaşlanmadım. Daha çok çok çok çok çok uzun yıllar senin yanında olacağım. Anlaştık mı? (Umarım sözümü tutabilirim )

-Anlaştık. 

Boynuma sıkı sıkı sarıldı ve o şekilde uyudu. Biraz rahatlamış gibiydi üstelik gülümsüyordu.  Bir daha da konu açılmadı. 

Bu aralar çocuklarla ölüm üzerine konuşmak hakkında birkaç yazı çıkmıştı karşıma. Onları da okumuş olmamın faydası oldu sanırım bana. Eş zamanlılık işte 🙂 İhtiyaç duymadan önce bilgisi geldi 🙂

İnançlarınıza göre cevaplarınızı siz belirleyeceksiniz ancak ortak bir nokta var ki, çocuklar çok düz. Her konuda, sizden gelen her cevabı kabul ediyorlar. Siz rahatsanız, doğalsanız, onlar için de konu doğal ve rahat oluyorlar.

Siz panik olursanız veyahut cevaplarınız telaşlı, ürkek, kaygılı olursa, onlar için de konu kaygı  uyandıracak, onları korkutacak bir duruma dönüşüyor. 

Sizlere de bir faydası olabilir diye paylaşmak istedim.

Sevgiler

 

 

Share
This entry was posted in Genel.

13 thoughts on “Yonca ölümü sorgulamaya başladı…

  1. ay bı an yoncayı bagrıma basıp düşünme böyle seyler kuzum benim diyesim geldi..beni de ara ara korkular sarıyor.. ne bileyim kendi anne ve babasını sorgulamaya başlayınca ne olacak..daha abimlere söyleyemedik hazırlanmıstım bu sefer söyleyecektim evlat edinmek istiyoruz diye abimin eşi o arada bir konu anlattı.. akrabalarından biri birine bir olaydan dolayı beddua etmiş insallah cocugun olmaz diye..onunda olmamış ve evlatlık almış yazık dedi.. dondum kaldım diyemedim bişey.. o kadar yoruldugumu hissediyorum ki..

    • Sevgili Elali,
      Ben de ağlamamak için kendimi zor tutmuştum konuşurken.
      Ama şimdi benim de size sarılıp üzülme hepsi gececek demek istedim yazdıklarınızı okuyunca.
      Üzülmeyin. İnsanlar hep konuşur, bir şey bilmeden hemde. Duruma göre, durum neyi gerektirirse. (Yengenizi tenzih ederim ) Ama insanlar genellikle sadece kendinden olanın değerli, sadece kendinden olanın sevilebilir olduğunu düşünürler. Hiç hayvan beslememişlerdir mesela. Bir kedi ya da köpeğin gün gelip nasıl da insanın en yakını canı ciğeri olabileceğini bilemezler. Annesinin umudunu kesip yaşamaz diye yuvadan attığı yeni doğmuş gozleri acılmamış bir serceyi günlerce evde yasatmaya calışıp öldüğünde oturup ağlamamışlardır hiç. Çocuk sahibi olmayı da doğurup sahip olmaktan ibaret görür toplumun geneli. Oysa o çocuklar hiç kimsenin mülkiyetinde değildir. Emanettirler sadece.
      Tecrübelerimle sabittir ki o acıyanlar, yadırgayanlar, karşı çıkanlar, sizi gördükçe, sizin an gelip de onlardan bile daha Anne olduğunuza şahit oldukça anlayacaklar ve düşünceleri değişecek. Siz aynı zamanda çevrenizdekilerin de değişimine vesile olacaksınız. Onlara insan isterse ve kalbini açarsa be büyük sevgiler sığdırabiliyor o yumruk kadar kalbe göstereceksiniz. Ama görmeleri ve yaşamaları lazım. Siz yolunuzdan şaşmayın ve eksiklik duymayın. Siz onlardan fazlasınız 😉

    • Ayrıca sizin için de geçerli. Bakın siz bile şu anda ” gerçek anne babası ” olarak biolojik aileyi düşünüyorsunuz. Oysa o çocuğun gerçek anne babası sizsiniz. Sizde de yaşadıkça değişecek şeyler var. Ve siz değiştikçe güçleneceksiniz, siz güçlendikçe çevreniz değişecek.
      Herşey çok güzel olacak.
      Sevgiler

  2. Ben de dosyamiz kabul edilmeden kimseye soylememe taraftariyiz.gecenlerde esimin abisinde misafirlikteydik.laf lafi acti.valla dedi kayinim” nerden geldigi bilinmeyen bi cocukla benim oz yigenim asla bir olamaz.o benim kanimdan ama digeri nasil oldugu bile bilinmiyor” dedi.icim oylesine cizz ettiki.yazik benim yavruma diyesim geldi ister kabul et ister etme o bizim canimiz olacak diye bagirip evlerinden cikasim gldi.esim banq bakti aldirma dedi.goreceksin obizden daha cok sevmezse ben de hicbisey bilmiyorum dedi.aslinda ben kendim icin uzulmedim bebegim icin uzuldum.onu dislarlarsa diger yigenler gibi yazik olmazmi ya.allahin izniyle dosyamiz kqbul olsun anlatacaz ne dusunecekleri kendi kararlari.yqsayip gorecez.ayyy bi gelse bebem alsam kucagima digeri fasa fiso 🙂 yoncayi kocaman opuyorum masallah cok akilli bi cocukmus vede duygusal.

    • Merhaba,
      Üzülmeyin lütfen. Yukarıda yazdıklarım sizin için de geçerli.
      Kayınvalidemle yıllar önce sohbet ederken kaynınızın yorumunun aynını yaptı bana. O zaman evlat edime kararımız yoktu ama benim aklımda bir gün evlat edinme fikri hep vardı.
      Yıllar sonra evlat edinmeye karar verdiğimizde eşime ailenle sen konuş dedim. Korktum kayınvalidemin tepkisinden. Yonca gelince ne oldu biliyor musunuz ? Hemen çıktı geldi. Bir hafta bizde kaldı. Yardım etti. Ayrı şehirlerde yaşıyoruz ve pek sık görüşemiyoruz. Arası biraz uzasa çok özledim diye arıyor. Sürekli soruyor. Arada kötü niyetli olmasalar da ince düşünemedikleri için bazen sizin içinizi sızlatabilecek şeyler söyleyebiliyorlar ama kesinlikle kötü niyetli yapmıyorlar. Çünkü söylediklerinin nereye dokunduğunu fark edemiyorlar.
      Siz hiç üzülmeyin. Kaynınız da çok sevecek. Sevmese de ne çıkar. Siz Anne – Baba olarak yeteri kadar seveceksiniz zaten.
      Biyolojik olarak sizin çocuğunuz olsaydı da kaynınız sevmeyebilirdi. Ne insanlar var kendi çocuğu ile kıyaslayıp sürekli kıskanan ve sevemeyen.
      Bu risk her zaman var.
      Siz kapınızı kapattığınızda çekirdek alinizde, çocuğunuzla mutlu olacaksınız. Önemli olan bu 🙂
      Umarım en kısa zamanda sonuçlanır tüm işlemleriniz.
      Sevgiler

    • ben 4 yıl önce yavruma kavuştum çok şükür.ve sizin yaşadıklarınızın benzerini bende yaşamıştım zamanında.bizde aynı sizin gibi dosyamız kabul edilene kadar eşimin ailesine söylememe kararı almıştık.benim ailemin haberi vardı onlarla zaten zaman zaman konuşurduk böyle şeyleri.hatta biz çocuğumuzun geldiği güne kadar söylemedik. birgün kayınveldemle televizyon izlerken terkedilmiş bir bebeğin haberi vardı. bende getirin onu bana benim çocuğum olsun diye yorum yaptım. kayınvalidem ‘aman istemem ben öyle torun soyu sopu belli değil’diyiverdi. bende ‘ne farkeder çocuk günahsız masum’ dedim.konu kapanmıştı ama benim sinirden ellerim titriyordu.bilmiyorlardıki biz zaten öyle bir çocuğu bağrımıza basmak için sıramızı bekliyoruz.eşime söyledim.oda ‘bak göreceksin hele bir çocuğumuz gelsin bütün torunlarından fazla sevecekler demişti.çok fazla zaman geçmemiştiki yavrumuza kavuştuk.eşimin ailesi başka bir şehirde yaşıyordu.eşim durumu tek bilen ve hep bize destek çıkan kız kardeşini arayıp haber verdi.o anlatmış önce annesine.abimlere anlayış göster onlarında evlat sahibi olmak hakkı diye.kayınvalidemde tamam demiş.oda eşine yani kayınbabama söylemiş.biz aslında daha çok onun tepkisinden korkuyorduk ama keşke daha önce yapsalardı demiş.eşim haklı çıkmıştı. gerçektende 10 torunun içinden en çok bizim çocuğumuzu seviyorlar.şimdi aynı şehirdeyiz ve 2 gün görmeseler özledik diyorlar.inanıyorumki sizinde aynı olur.hiç kimse masum bir bebeğin yüzüne bakınca soğukluk hissetmez. saygılar

  3. Haklisiniz anne.canimizi kucagimiza bi alalim rabbimin izniyle.gerisi teferruat olur.iyi dileklerinize cok tesekkurler.evraklari teslim ettik nisanda arayin dediler ondan sonra eve gelip goruseceklermis.nisan cok uzak deilmi ben nisanda kabul bile olur diye dusunuyordum.hayirlisi olsun beklemekten baska caremiz yok .

    • Zaman su gibi akıyor merak etmeyin. SIZIN icin bir cocuk dunyaya gelecek ve sizinle bulusacak. Ve bunun zamanı ne zamansa o zaman olacak 🙂
      Sabir

  4. Ya felaket tellalimiyim.. Hep kotuyu dusunmede ustume yoktur.. Yeni cikan yasada biyolojik aile istedigi zaman da geri alma talebinde bulunabiliyor… Su olaya bakar misiniz;Kocaeli Derince’de ikamet eden Fazilet Yıldırım (31) ve Cengiz Yıldırım (39) çifti, tıbben çocuklarının olmaması üzerine evlatlık almaya karar verdi. Aile, bunun için 2006 yılında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na başvurdu. Mutlu haber, 3 yıl sonra geldi. Kocaeli Kassel Çocuk Yuvası’ndan, biyolojik anne ve babanın evlatlık olarak vermeyi kabul ettiği, 3 aylık kız çocuğu Yılıdırım ailesine verildi. Çift, evlat hasretlerini dindirdikleri kızı bağırlarına basarak büyütmeye başladı. Ancak, bir süre sonra biyolojik baba, kız çocuğunu geri almak için yuvaya talepte bulundu. Bebeği geri vermek istemeyen Yıldırım çifti, talep karşısında şoke oldu. Olay mahkemeye taşındı. Kocaeli 1. Aile Mahkemesi’nde görülen davada, küçük kızın ‘evlat edinilmemesi’ kararı verildi. Davanın gerekçesinde, şu ifadelere yer aldı: “Her ne kadar evlat edinilmek istenen küçüğün anne, babasının rızasının aranmamasına karar verilmişse de, rıza aramama kararı verilen dava dosyası içeriğindeki küçüğün annesinin, o tarihlerde küçüğün babası ile evli olmadığını, kuruma hitaben 10 Ağustos 2009 tarihinde yazdığı dilekçede, ‘Gayri resmi birlikteliğinden küçüğün doğduğunu ve kızının babasının bir başkasıyla evli olduğunu öğrendiğini, kendisinin yeni eşinin ise çocuğu kesinlikle istemediğini, bu sebeple çocuğun evlatlık edindirilmesini’ talep ettiği, babasının da yine kuruma verdiği dilekçede, başkası ile evli olduğu için evlat edindirilmesini talep ettiği, sonradan belirsizliklerle dolu süreci atlatarak eşlerinden boşandıklarını ve birbirleriyle evlendikleri, küçüğün bakımının davacılar tarafından oldukça iyi yapılmasına rağmen, sonuçta birbirleriyle evlenen anne babasının yanında olmasının her şeyin üstünde ve menfaatine olacağı…” Çift ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, kararın düzeltilmesi için konuyu Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay, 2 yılın ardından geçtiğimiz Temmuz ayı içerisinde kararını açıkladı. Yargıtay, karar düzeltme isteğini yetersiz buldu, bakanlığın davaya müdahil olmadığı gibi taraf sıfatının da bulunmadığını ifade etti.Fazilet ve Cengiz Yıldırım çifti, kararla iyice yıkıldı. Son umut olarak, yaklaşık 4 yıldır evlatları gibi baktıkları kızın ‘koruyucu ailesi’ olmak için müracaatta bulundu. Aile ve Sosyal Politikalar Kocaeli İl Müdürlüğü’ne bağlı ATİAD Toplum Merkezi Müdürlüğü Kuruluş Müdürü Fevzi Koyunoğlu, talebi inceledikten sonra aileye, “Küçük kızın babası, müdürlüğümüze başvurarak, kızı hakkında mevcut bakım tedbiri kararının kaldırılarak çocuğun kendisine teslim edilmesini talep etmiştir.” dedi. Babanın talebinin bulunduğu ilde değerlendirildiğini belirten Koyunoğlu, “Düzenlenen raporda babanın yaşadığı ortamın fiziksel-sosyal koşulları uygun görülerek çocuğun bakım tedbirinin kaldırılarak babasına tesliminin uygun olacağı belirtilmiştir.” ifadelerini kullandı. Konuyla ilgili sürecin devam ettiğini aktardı.”O BİZE ‘ANNE’, ‘BABA’ DEDİ, BEN ONA ‘EVLADIM’ DEDİM”Cengiz Yıldırım olayın şokunu üzerlerinden atamadıklarını söyledi. Yıldırım, süreç sebebiyle küçük kızın psikolojik sorun yaşamaya başladığını ve bu sebeple psikiyatri tedavi gördüğünü anlattı. Fazilet Yıldırım da mağdur edildiklerini savundu. Yaşananlara tepki gösteren Fazilet Yıldırım, şunları kaydetti: “Böyle bir evlatlık veriliyor ise insanları üzmeden, her şey bütün çıplaklığıyla anlatılsın. O insanda, ona göre imzasını atsın, çocuğunu alsın. 4-5 yıl sonra o çocukta yıkılmasın, bir ailede yıkılmasın. Çocuk yanımda büyüdü, o bize ‘anne’, ‘baba’ dedi, ben ona ‘evladım’ dedim. Onunla ağladım, onunla güldüm. Her şeyin en iyisini, sevginin, şefkatin en güzelini vermeye çalıştım.”Aile ve Sosyal Politikalar Kocaeli İl Müdürlüğü’ne bağlı ATİAD Toplum Merkezi Müdürlüğü yetkilileri, evlat edinmede böyle bir olası risk durumunun olduğuna dikkat çekti. Olayın mahkemeye taşındığını hem yerel mahkemenin hem Yargıtay’ın böyle bir karar verdiğini, karar düzeltme istediklerini ancak bununda kabul edilmediğini kaydetti. Kararın kendilerini de üzdüğünü belirten yetkililer, “Keşke böyle bir durum olmasaydı” dedi.”ÇOCUK İÇİN GÜVEN VEREN ORTAM OLMALI”Psikolog Yard. Doç. Ziya Doğan, bu tür olayların vahametine dikkat çekti. Yard. Doç. Doğan, “Hangi zaviyeden bakarsanız bakın görülen teş şey kocaman yürek yangını. Bu yangınların yaşanmaması için aile kuracak bireylerin çok dikkatli olması gerekiyor.” dedi. Doğan, çocuklar için 0-6 yaşın öneminin altını çizerek, şunları aktardı: “Çocuğun şuanda yaşamış olduğu bir tramva var. Çocuk şimdiden kırılmış. Zaman geçtikçe de artacak..

    • Elaali,
      Nerede olumsuz bir örnek varsa onu buluyorsunuz. Binlerce mutluluk hikayesi var. Biraz da onlara odaklanın.
      Evet böyle bir risk var. Ama binde bir bile değil. Binlerce kişi evlat ediniyor, bir tane böyle örnek çıkıyor. Her gün başka bir hikaye okumuyorsunuz böyle.
      Lütfen iyi düşünün. Siz üzmeyin kendinizi bunlarla. Hayatın her alanında her zaman riskler var. İnsanlar biyolojik çocuklarını kaybediyorlar, sabah evden çıkıp akşam dönemiyorlar. Bunları düşünerek yaşayamayız.
      Siz içinizi temiz tutun, mutlu olun, tadını çıkarın …

  5. Zaman yaklastikca daha cok kafam karisiyor galiba.. Karismak dediysem bebegi isteyip istememek degil tabikide..onu herseyden cok istiyor ve hergun daha cok ozlemle bekliyorum.. Benim boyle seyleri ne paylasacak nede danisacak hayatta olan ne annem ne babam nede ablam var.. Ondandir her aklima takilani buraya yaziyorum.. Ve galiba benden cokda ziyaret eden yok sayfayi her actigimda acaba cevap yazmislardir mi diye heyecanla aciyorum..simdide kafama takilan ise bambaska bir boyut.. Herkesin deger yargisi farklidir. Demeyecegim simdi dinimiz evlat edinmeyi uygun gormuyor diye tabiki.. Sadece sartlarin yerine getirilmesi gerekiyor..mesela mahrem konusu.. O konuda elhamdulillah gazi universitesinde birim bile kurulmus dogurmadan anne olanlarinda emzirebilecegi hakkinda.. Hos bunu cabalamama ragmen yapamazsam yengem emzirecek.. Bebek bekliyor da.. 😌 bu mahrem konusunu boylelikle halletmis oluyorum.. Diger sart bebege soylenmesi oda tamam soyleyecegiz.. Ama miras konusunda takildim.. Yani nufusumuza gectigi icin yasal hak doguyor.. Ama dinimiz ne bana ondan kalana nede benden ona kalana caiz demiyor egerki alirsa haram diyor.. Benim tum varligim ona feda olsun ama bu varligim ona haram olacaksa oglumada haram yedirtmem.. Bu konuyu nasil cozerim bilmiyorum.. Dusunmekten uyuyamiyorum.. Rabbimin belkide cennetin anahtari olarak verdigi bu imtihanda yenilmek istemiyorum.. Siz ne dusunuyorsunuz bu konularda?

    • Sevgili Ela Ali

      Benim görüşüm kısa ve net. Tanrı sizi birlestirmisse, sizi onun annesi onu da sizin yavrusu nasip etmiş, o artık sizin çocuğunuzdur. Bundan sonra o mu helal bu mu haram gibi bir tartışma bence gereksizdir. Anne ile evlat arasında neyin helalinden bahsediyoruz. Siz yıllarca emek vereceksiniz gecenizi gunduzunuze katip buyuteceksiniz sonra mirasını mi haram olacak. Ya sizin emekleriniz, annelik hakkınız?
      Bence düşünmeyin bunları. O sizin evladınız. Bana göre herseyin helal.

  6. EVLAT EDİNEN MEMURA 8 HAFTA İZİN

    3 yaşını doldurmamış bir çocuğu, eşiyle veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi halinde memur olan eşlerine, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren 8 hafta izin verilecek. bu arada memur ve memur olmayan diye niye ayırırlarsa

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir